İrade-i Cüz’iyye Nedir ? Kadere Nasıl İnanmak Doğrudur!

Cenab-ı Hakk-ın kuluna verdiği mahdut bir selahiyet ve tercih hakkıdır.Fakat ehemmiyeti pek büyüktür..Zira insan,iradesini hayra sarf ederse Mevla hayrı,şerre sarf ederse şerri yaratır.Bu itibarla insan,Cenneti’de, Cehennemi’de bu irade ile kazanır. Evet,Halık (Yaratıcı) yanlız Cenab-ı Hakk’tır.O dilemezse,o yaratmazsa hiç bir şey olmaz.Şu kadar ki, kul kasib yani isteyip çalışan,Mevla ise Halik yani YARATAN’dır.

İnsana verilen irade-i cüz’iyye otomobilin direksiyonu gibidir. İnsan direksiyonu ne tarafa çevirirse otomobil o tarafa gider.Bu sebeple,isyan içinde olan bir kimse,” Ben ne yapıyım ALLAH böyle dilemiş,böyle yaratmış” deyip mesuliyeti üzerinden atıp sıyrılamaz.Evet, ALLAH dilemiştir ama,kulun iradesi ve çalışması bu yolda olduğu için dilemiştir.Zaten kulda,böyle bir irade-i cüz’iyye yani tercih hakkı olmasaydı Cenab-ı Hakk kuluna imtihan fırsatı vermemiş, onu hayra veya şerre zorlamış olurdu.Halbuki Cenab-ı Hakk kuluna zorla bir günahı yaptırıp,sonra’da cezalandırmaktan münezzehtir.

Bazı kimseler “Ezelde bazılarının ruhu secde etmiş,bazılarının etmemiş; işte ezelde ruhu secde etmeyenler kafir gider.” derler. Asla böyle bir şey yoktur. Bu iddia insanın itikatını kökünden sarsar.Ezel itiraz yeri değildir.Orada isteyerek veya istemeyerek herkes secde etti.Cenab-ı Hakk ruhları imtihana çekerek,”Elestü birabbiküm ( Ben sizin Rabbiniz değilmiyim ?)” diye sorduğunda bütün ruhlar istisnasız olarak,”Bela ( Evet Rabbimizsin Yarabbi )” diye ahid verdiler.

Yine bazı yanlış düşünenler diyolar’ki:” Sen ne yaparsan yap ALLAH dilediğine hidayeti dilediğine dalaleti halkeder.” Bu düşünce’de asla doğru değildir. Bu hususta ki ayeti kelimeyi çokları yanlış tefsir ve izah ediyor. Üstazum Hocam Süleyman Hilmi Tunahan Efendi bu husustaki ayeti kelimeyi:”ALLAH,hidayeti isteyip hidayeti dileyenlere hidayeti ;dalaleti isteyip, dileyenlere’de dalaleti hallkeder”diye tefsir ve izah ederlerdi.

Ayrıca bu mevzu izah ederken derler ki :”Ezelde Ahmed Cennetlik, Mehmed Cehennemlik diye zat ve şahıs üzerine bir hüküm yoktur.Ancak elbiseler biçilmiş; (iman elbisesi , itaat elbisesi, nur elbisesi,) şu elbiseleri giyenler Cennetliktir denilmiş;ayrıca küfür ,isyan,zülmet elbiseleri biçilmiş bunları giyenlerde Cehennemliktir denilmiştir. Kul irade-i cüz,iyyesiyle bu elbiseleri seçmekle serbest bırakılmıştır.Binaenaleyh, insan irade-i cüz,iyyesiyle bunlardan hangisini seçer ve giyerse oraya gider.”

Kul bütün fiillerinden kendisi mesul olduğuna göre artık kula lazım gelen isyan etmek değil, mukadderata boyun eğmek ve başa gelene razı olmaktır.Bununla beraber görünür görünmez belalardan bizi koruması ve ömrümüzü sıhat ve afiyet içinde geçirmemiz için Cenab-ı Hakk-a yalvarmakta üzerimize düşen mühim bir vazifedir. Peygamber Efendimiz bir hadisi şeriflerinde “Sadaka vermek belayı def eder,ömrü uzatır” buyurmuşlardır.

KADER : Kader,ezelden ebede kadar hayır ve şer ( iyi kötü ) meydana gelecek bütün hadiseler hakkında Cenab-ı Hakk’ın kendi ilmi icabı bilip taktir buyurmasıdır.

KAZA : Kaza, Cenab-ı Hakk’ın ezelde taktidir buyurduğu hadiselerin,zamanı gelince ilim ve iradesine uygun olarak meydana gelmesidir.

kaynak: Muhtasar İlmihal: Hasan Arıkan

İrade-i Cüz’iyye Nedir ? Kadere Nasıl İnanmak Doğrudur!” üzerine bir düşünce

Yorumlar kapatıldı.