Düzce Hakkında Genel Bilgiler?

Batı Karadeniz’ in ayakta kalan tek antik kenti olan Düzce’ nin tarihi M.Ö. 1390 – 800 yılları arasında hüküm süren Hitit (Eti) medeniyetine kadar uzanır. Düzce ve çevresi 15. yüzyıldan beri bilinmektedir. Bilhassa Evliya Çelebi’ nin Seyahatname’ sinin ikinci cildinde Düzce’ deki bit Tuz Pazarı’ ndan bahsetmektedir. Düzce’ nin tarihini dört zaman döneminde ele alabiliriz;

Eski Zaman Bitinyalılar Devri : Bu dönemde Düzce hemen hemen ortada yoktu. Ancak Prusyas (Üskübü) mevcuttu. Düzce ise düz ve geniş bir ova hatta bataklıklar halinde, Bitintyalıla’ ın oturdukları yerlerin doğusunda kalıyordu. ,
Roma ve Bizans Devri : Prusyas (Üskübü) ile birlikte Düzce ovasında çok geri durumda iken Bitiuyoji Nikomed, Romalılara vasiyet ederek hayata gözlerini yumdu. III. Nikomed’ in oğlu Filmostan’ dan sonra ise Bitinya bir süre tamamen Romalıların idaresi altına kaldı. Düzce’ nin bu zamanki hali I. devreye göre biraz daha gelişmeye yüz tutmuş görünüyordu. Bitinyalılar devrinde bataklık halinde bulunan Düzce Ovası Romalılar zamanında ıslah edilerek ziraat için daha elverişli bir hale getirildi ve yavaş yavaş iskan edilmeye başlandı. Romalılardan sonra bu bölge Bizanslıların hakimiyetine geçti. İşte Düzce’ nin gelişmesi, parlaması bu devrenin son zamanlarına rastlar.
Osmanlılar Devri : Osmanlı İmparatorluğu zamanında Orhan Gazi’ nin komutanlarından Konuralp Bey 1323 tarihinde burayı Bizanslıların hakimiyetinden kurtararak imparatorluk topraklarına kattı. Düzce’ nin Konsopa adını alması bu devirdedir. O zaman ilk ilçe merkezi Gümüşabadı’ dır. Daha sonra ilçe mekezine Üskübü denildi. Merkezide Prusyas (Üskübü) idi.Düzce bu sıralarda ticaret ve arazi bakımından Üskübü’ yü ve ilk ilçe merkezi olan Gümüşabadı’ yı gölgede bırakacak şekilde gösterdi. 1871 yılında ise ilçe merkezi Düzce’ ye nakledildi.
Cumhuriyet Devri : Bu devirde her yerde olduğu gibi büyük bir gelişme gösteren Düzce Türkiye’ nin en işlek ve zengin ilçesi oldu. D-100 karayolu ve TEM otobanının geçmesiyle ulusal ve uluslar arası boyutta gündeme geldi. 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinden sonra kısa sürede yeniden kalkınabilmesi için 9 Aralık 1999 tarihinde 81. ilimiz oldu.

Düzce Abant, Kartalkaya, Yedigöller, Akçakoca, Kardüz Yaylası, Efteni Gölü ve Kuş cenneti, Güzeldere ve Samandere Şelaleleri, mağaraları, göletleri, yaylaları, ve Aaabalık üretim tesisleri; Bolu Dağı güzellikleriyle, Hasanlar Barajı, Büyük Melen, Küçük Melen Nehirleri, Uğur ve Asar Suyu dereleriyle, doğal ve bakir ormanlarıyla adeta bir cennettir.Gölyaka, Efteni Kuş Cenneti’nde 150 – 200 çeşit kuş bulunmaktadır.
Bitki örtüsü olarak oldukça zengindir ve yeşilin her tonu vardır. Ovada kavak, fındık ve çeşitli meyve ağaçları olmak üzere, yüksek kesimlerde kayın, meşe, köknar, kızılağaç, çam ağaçlarının bulunduğu zengin orman alanlarına sahiptir. Ayrıca dik meyilli ve yüksek olan yerlerde zamanla açılmış fındık bahçeleri geniş yer teşkil etmektedir.
İklim olarak Karadeniz ve Balkanlardan gelen hava akımlarının etkisi altında kalmasından dolayı tam bir Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir. Bol yağışlı ve rutubetli bir iklime sahiptir.

Düzce İlçeleri

Cumayeri : Düzce’nin Kuzeybatısında yer alan Cumayeri, şehir merkezine 21 km mesafededir. Doğal güzellikleri ve alternatif doğa sporlarına uygunluğu ile son yıllarda dikkat çeken bir bölgedir. Cumayeri-Dokuzdeğirmen Köyü yanından geçen Büyük Melen Nehri raftinge elverişli 13km. lik parkuru ile Türkiye’nin 3.büyük rafting sporlarının yapıldığı yerdir. İlçe merkezine 3km. mesafede bulunan Dokuzdeğirmen Köyü, içinden geçen melen çayı üzerine kurulmuş 9 adet su değirmenlerinden dolayı bu isimle anılmaktadır. Yılın her döneminde profesyonelce rafting ve kano yapılan Dokuzdeğirmen Köyü Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce pilot bölge seçilmiştir. Alt yapısı tamamlanmış ve Valiliğimiz İl Özel İdaresi tarafından Cumayeri Dokuzdeğirmen Köyünde gerekli tesisler yapılmıştır. Dokuzdeğirmen Köyünden 5 km mesafede bulunan Harmankaya Şelalesi kendi görkemli görüntüsünün yanında 700m.lik orta zorlukdaki parkuru ile bölgenin saklı cenneti. Doğa yürüyüşü severler için Cumayeri Dokuzdeğirmen Köyünden-Melenağzı Köyüne kadar 24 km lik yürüyüş parkuru bulunmaktadır. Çoğunlukla köy içinden geçen parkur sonunda Melenağzı sahiline ulaşılır. Köy meydanında tabi varlıklara kayıtlı 600 yaşında, 20m.boyunda 3,6m çapında, 11m çevre genişliğinde çınar ağacı dikkat çekmektedir. Eski evler ve su değirmenleri arasında bulunan rafting tesislerinde, lezzetli bir sazan yada melen balığı yemenizi öneririz.

Gölyaka : Gölyaka ilçesi Batı Karadeniz Bölgesinde, Düzce İlinin en batı ucunda, İstanbul’a 200km. Ankara’ya 250km. mesafededir. İlçe, kuzeyde ve güneyde bulunan Bolu ve Köroğlu Dağlarının uzantısı olan sıra dağlar arasında yer almaktadır. Bölgede öne çıkan ve görülmesi gereken yerler; Gölyaka yaylaları bakımından zengin bir bölgedir. Kardüz, Pürenli, Yanık, Unluk ve Kızık Yaylaları en başta gelen yaylalarıdır. Bu yaylalar yayla turizmi açısından gelecek vaad etmektedir. Özellikle de Düzce’nin ve çevresinin en yüksek tepelerinden birisi olan Kardüz Yaylası çim kayağı ve kış turizmi için oldukça uygundur. Geleceğin kış sporları merkezleri arasında gösterilmektedir. Gölyaka su kaynakları bakımından Düzce’nin en zengin ilçelerinden biridir. İlçede bulunan göller; Efteni Gölü, Kara Göl, Sarı Göl, Cılbız Kuyusu, Gölcük, Kuyu Düzü Göleti ve Katır Gölü’dür. Bunlardan Efteni Gölü Kuş Cenneti, göçmen kuşların göç yolu üzerinde bulunan önemli ve ender merkezlerden biridir. Bünyesinde 35’i kalıcı, toplam 150 çeşit kuşa ev sahipliği yapmaktadır. Gölün muhteşem manzarasını kuş bakışı izlemek isteyenler yaklaşık 162 basamakla çıkılan ve seyir tepesi adı verilen Toptepe yangın gözetleme merkezini ziyaret edebilirler. Gölyaka İlçesi şelaleler yönünden de doğal bir potansiyel arz etmektedir. Bunlardan Güzeldere Şelalesi 130 mt. yükseklikte ve estetik yönden ayrıcalıklı bir konumda olup, Orman Bakanlığı Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Koruma Genel Müdürlüğü tarafından ‘‘Orman İçi Dinlenme Yeri’’olarak tescil edilmiştir. Diğer bir şelalede ard arda 6 şelaleden oluşan Bakacak Şelalesi’dir. Bakanlar Kurulu kararı ile turizm merkezi ilan edilen Gölyaka Kültür Park, mesire alanı olmasının dışında golf turizmi için oldukça uygun bir alana sahiptir. Melen Irmağı ve Aksu Çayı da Gölyaka’nın ırmaklarından en başta gelenleridir. Bu ırmaklarda balıkçılık sporu yapılmaktadır. Gölyaka bütün bu güzelliklerinin yanı sıra ormanlarıyla da doğanın tüm güzelliğini sergiler. Başlıca ormanları, Karamahmut, Keltepe, Güney, Çamlık, Koruluk, Büyük ve Küçük Balkaya, Karadağ, Mercantepe, Emeksiz, Konaş Sağlamsu, Unluk ve Baltepe’dir.

Kaynaşlı : Kaynaşlı, Düzce Ovasının doğu uzantısı olan bir vadi üzerinde kurulmuştur. Ulusal ve Uluslararası yolların kesiştiği İstanbul ve Ankara gibi iki metropolü birbirine bağlayan önemli merkezlerden biridir. Düzce’ye 15km mesafede bulunan Kaynaşlı, bozulmamış doğası ve çevresindeki turizm potansiyelleri ile alternatif spor turizminin merkezi haline gelmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından 2011 yılında hizmete açılan Fenerbahçe Topuk Yaylası Tesisleri, Yörükler Yaylası Off-Road yarışları, Milli Parklar statüsünde olan ve sportif olta balıkçılığı için Kuru Göl, tabii köy tecrübesi için Saz Köy, kamp, doğa yürüyüşü, bisiklet sporları, foto-safari, piknik ve dinlence için yemyeşil yaylaları ve gölleri ile Kaynaşlı son yılların gözde yerlerinden. Düzce İli Kaynaşlı ilçesi Bıçkıyanı Köyü Mevkiinde bulunan Topuk Yaylası ve Göleti D-100 Karayoluna 10 Km. mesafededir. Rakımı 1300mt.olan yayladan; Abant Gölü, Odayeri Yaylası, Sinekli Yaylası ve Samandere Şelalesine ulaşmanız mümkün. Yayla içinde bulunan Yayla Göleti ortamla bütünlük arz ederek buraya olan ilgiyi arttırmaktadır. Kaynak sularıyla beslenen gölette; Aynalı Sazan, Kadıncık ve Hollanda Sarısı gibi balık türleri yaşamakta olup sportif amaçlı olta balıkçılığı için uygundur. Yaylada gençlik kampları ve izcilik kampları yapılmakta olup, her yıl geleneksel olarak Kaynaşlı Kaymakamlığı ve Kaynaşlı MYO tarafından doğa yürüyüşleri düzenlenmektedir. Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından 27.05.2010 tarihinde temelleri atılan Fenerbahçe Spor Kulübü Topuk Yaylası Tesisleri 01.07.2011 tarihinde hizmete açılmıştır. Düzce’ye 15km.mesafede bulunan Yörükler Yaylası son yılların en popüler yerlerinden biri. Kamp ve Off-Road yarışları için çeşitli organizasyonların yapıldığı yayla, aynı zamanda diğer alternatif sporlar içinde oldukça uygun. Düzce’ye 14km mesafede bulunan Kuru Göl tabiat parkı, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca Milli Parklar Statüsüne alınmıştır. Düzce ve Kaynaşlı’yı gözler önüne seren bir tepe üzerinde bulunan göl, günü birlik gezi, kamp, piknik, sportif amaçlı olta balıkçılığı için oldukça uygundur. Kaynaşlı’ya 7,5km mesafede bulunan Saz Köy, bozulmamış doğası, geleneksel yaşam tarzıyla alternatif tatil arayanlar ve köy hayatı yaşamak isteyenler için oldukça ideal bir ortam. Köy içinde bulunan ve Abhaz Kültür geleneğine göre yapılmış 90 yıllık Tekir Köy Evi konaklamak isteyenler için hizmet veriyor. Farklı damak tadı arayanlar için Abhaz yemeklerinin de sunulduğu Tekir Köy Evi doğası ve bahçesinde bulunan çiftlik hayvanları ile de gelenlerin beğenisini kazanıyor. İstendiğinde çadır ve karavan kampı yapmak isteyenler içinde yemyeşil bir alana sahip.

Akçakoca : Karadeniz’in doğal yapısı ile ilgi çeken Akçakoca; Denizi, Kumu, Balıkçı Barınağı, her mevsimin özelliğine göre Balık çeşitleri, Gün batımı, Sivil ve Dini Mimarisi, Dağ Çileği, Kestane Balı, Fındığı, kilometrelerce uzanan Plajları, yemyeşil Bitki Dokusu, Piknik ve Mesire Alanları, Tarihi Anıt Ağaçları, Tarihi Ceneviz Kalesi, Mağarası, Şelaleleri, güler yüzlü insanları ve Yöresel Ağız Tatları ile hayranlık uyandırıyor. Akçakoca, Karadeniz Bölgesinin batı ucunda, Orta Anadolu’nun denize açılan en yakın penceresi konumunda olup, İstanbul ve Ankara gibi iki Metropolün arasında yeşil ve mavinin kaynaştığı şirin bir tatil beldesidir. Düzce iline 37 km. mesafede bulunan bölge aynı zamanda Düzce ilinin en büyük ilçesidir Karadeniz sahillerinde mavi bayrak alabilen tek turizm merkezi Akçakoca’dır. 35km. yi bulan sahili boyunca çok sayıda kumsallı plajları var. Bir yanı boydan boya deniz, yer yerde Karadeniz’in heybetli dalgaları tarafından oluşmuş yalıyarlar bulunmaktadır. Bunların en yükseği Ceneviz Kalesi ile Değirmenağzı arasında ve 30mt.yükseklikte bulunan Soyat yalıyarlarıdır. Kıyı boyunca yer alan mağaralar barındırması sebebiyle de Fok Kayaları olarak da anılıyor.

Yığılca : Yığılca batıdan Düzce ili merkezi ve Akçakoca ilçesi, güneyden Kaynaşlı ilçesi ve Bolu ili, kuzeyden Zonguldak ilinin Alaplı ilçesi, doğudan Bolu ilinin Mengen ilçesi ile çevrilidir. Düzce merkezine 38 km. mesafededir. Yığılca; bal ormanları, Saklıkent ve Yoğunpelit Şelaleleri, Sarıkaya ve Gökçeağaç Mağaraları gibi birçok güzelliğe sahip olmasının yanı sıra, Yedigöller Milli Parkına 35km mesafede bulunması sebebi ile de Düzce’nin önemli destinasyon ağının da ayaklarından biridir. Yığılca-Yedigöller Milli Parkı yol ağı üzerinde şiirsel güzellideki köyler ve köy evleri, ekili alanlar, koyun ve kuzu sürüleri, zengin flora ve faunasıyla sizlere huzurlu ve keyifli bir yolculuk sunuyor. İlçe merkezine girmeden önce hayranlık uyandıran güzellikteki Hasanlar Barajı sizleri karşılıyor. Göze sığmayan büyüklükte ve güzellikteki göl, her kıvrımından ve her yüksekliğinden tüm coşku ve güzelliğiyle insanı cezp ediyor. Alternatif su sporlarının yanı sıra, her yıl geleneksel olarak düzenlenen yelken yarışları, zengin balık kaynakları ile sportif amaçlı olta balıkçılığına müsait kıyıları ile dikkat çekiyor. Yığılca, önemli yürüyüş parkurlarına sahiptir. Bu parkurlar arasındaki güzergahlar alternatif doğa sporları için oldukça uygundur. Eşsiz orman zenginliği arasında, foto safari, Kaya tırmanışı, bisiklet sporları, alternatif su sporları, sportif amaçlı olta balıkçılığı, karavan ve çadır kampı yapabilirsiniz. Düzce’nin Yığılça ilçesi sınırları içinde bulunan Saklıkent Şelalesi, Yedigöller yolu güzergahında, Düzce’ye 40km. Yığılca-merkeze 5km.mesafededir. İlimizin yeni keşfedilen doğa güzelliklerinden olan Saklıkent Şelalesi, trekking ve Foto-Safari yapmak için oldukça uygundur.Bölgede piknik-mesire alanı ve alabalık tesisi bulunmaktadır. Yığılca’nın Yoğunpelit köyünde bulunan Yoğunpelit Şelalesi, Düzce-merkeze 56km. ilçe merkezine 20km. mesafededir. Bölge doğal güzellikleri açısından zengin bir yapıya sahip olup, trekking, foto-safari, piknik gibi aktiviteler için oldukça uygundur. Sarıkaya Mağarası Batı Karadeniz Bölgesinin en büyük mağarasıdır. İçinde şelaleler ve göletler vardır. Genişliği 80mt. boyu 75mt. Tavan yüksekliği ise 15-40 mt.arasında değişmektedir. Birinci derecede doğal sit alanıdır. Sarkıt, dikit ve odaları bulunan mağaranın girişi sarmaşıklarla kaplıdır. Kaya tırmanışı çadır kampı için uygundur.

Merkez İlçe : Düzce Genel Bilgiler Yüzölçümü: 2593 km2(göller dahil değildir) Nüfus: 338.188 (2010) İl Trafik No: 81 Düzce Batı Karadeniz’in tek antik kenti olarak ayakta kalan, tarihi M.Ö. 1390 – 800 yılları arasında hüküm süren Eti Medeniyeti’ne uzanan, Orhan Gazi komutanlarından Konuralp Bey tarafından 1323’de Osmanlı topraklarına katılan; günümüzde önemli idari, ekonomik ve sosyal gelişmelerle hep yükselme yolunda ve birçok alanda gelişimini sağlayacak alt yapısı mevcut; 17 Ağustos ve 12 Kasım Depremleri’nden sonra kısa sürede toparlanacak güçte olan bir ilimizdir. Bütün Anadolu’yu büyük merkezlere bağlayan ve özellikle Ankara – İstanbul gibi iki büyük kent arasında, TEM otoyolu güzergahında Ankara ve İstanbul’a ön bahçe özelliğindedir. Başkent Ankara’ya en kısa mesafede denizi olan yerimiz Akçakoca’dır. Mavi ile yeşilin kucaklaştığı, Karadeniz sahilleri, büyük alanları kaplayan zümrüt ormanları, sayısız gölleri ve yaylaları, kaplıcaları, tarihi zenginlikleri saklayan; diğer taraftan büyük milletimizin çok zengin gelenek ve güzelliklerini sürdüren bir ilimizdir. Yağmur ormanları olarak adlandırılan ormanları, birbirinden güzel yaylaları, tabiat harikası Samandere ve Güzeldere Şelaleleri, Efteni Kuş Cenneti, mağaraları, kaplıcaları, akarsuları ve Batı Karadeniz Bölgesi’nin ayakta kalan tek antik kenti Prusias – Konuralp Müzesi ile görülmeye değer, çok güzel bir şehrimizdir. Düzce Bütün Anadolu’yu büyük merkezlere bağlayan ve özellikle Ankara – İstanbul gibi iki büyük kenti kat eden, TEM otoyolu güzergahında Ankara ve İstanbul’a ön bahçe özelliğindedir. Başkent Ankara’ya en kısa mesafede denizi olan yerimiz Akçakoca’dır. Mavi ile yeşilin kucaklaştığı Karadeniz sahilleri büyük alanları kaplayan zümrüt ormanları, sayısız gölleri ve yaylaları, kaplıcaları, tarihi zenginlikleri saklayan; diğer taraftan büyük Milletimizin çok anlamlı gelenek güzelliklerini sürdüren; bir İlimizdir.

Çilimli : Çilimli Batı Karadeniz Bölgesinde yer almakta olup, doğusunda ve güneyinde Düzce ili, batısında Cumayeri ilçesi ve kuzeyinde Akçakoca ilçesi bulunmaktadır. Osman Gazi’den sonra yerine geçen oğlu Orhan Gazi’nin Komutanlarından Konuralp Bey, Bizans tekfurları ile yaptığı savaşlar sonunda Konuralp ve çevresindeki Çilimli’yi Türk Hakimiyeti altına almıştır. Osmanlı Bizans döneminde Gümüşova’da çıkarılan madenlerin işlendiği ve zamanın darphanesi olduğu adının da buradan geldiği, “Çil’mi” sözcüğünün zamanla “Çilimli” olarak değişikliğe uğradığı halk arasında yaygın olarak söylenmektedir. Çilimli 1990’da ilçe olmuş, Aralık 1999 tarihinde de Düzce’nin il olması nedeniyle Düzce’ye bağlanmıştır. İlçenin ekonomisi genelde tarıma dayalıdır. Yörede başlıca fındık, mısır, tütün, şeker pancarı ve diğer sebze çeşitleri ile çeltik üretilmektedir. İlçede özel sektöre ait fındık kırma fabrikaları bulunmaktadır. Bunun yanında Kelebek Mobilya ve Dekorasyon Tesisleri de ilçede faaliyet göstermektedir.

Gümüşova : İlçe Düzce iline 18 km. mesafede olup Düzce ovasının bitişiğindedir. Düzce’nin güneybatısında yer almaktadır. Gümüşova ilçesinin yüzölçümü 9.000 hektar, rakımı ise 128’dir. Bölge bitki örtüsü bakımından zengindir. Avlanmanın serbest olduğu dönemlerde ilçeden geçen Melen Çayı’nda balık avcılığı yapılmaktadır. İlçe fındık, çay, kayın ve ceviz gibi Karadeniz iklimine has bitki dokusuna sahiptir. Gümüşova ilçesi 1321 yılında Osman Bey’in silah arkadaşı Konuralp Gazi tarafından Düzce ve Üskübü ile birlikte fethedilmiştir. 1987 yılında Cumayeri ile birleşerek Cumaova ilçesi adını almıştır. 1993 tarihinde Cumayeri’nden ayrılarak Gümüşova adı altında yeni ve müstakil bir ilçe haline gelmiştir. Gümüşova, Aralık 1999 tarihinde Düzce’nin il olması dolayısıyla Düzce’ye bağlandı. İlçe halkının büyük çoğunluğu çiftçidir. Halkın geçim kaynağı başta fındık olmak üzere sırayla mısır, buğday ve pancar izlemektedir. İlçede fındık ürünün kırımının yapıldığı ve işlendiği 4 adet fındık fabrikası mevcuttur. İlçede hayvancılık ile uğraşan çiftçi sayısı oldukça azdır. 4 adet fındık fabrikası, 1 adet ambalaj fabrikası ve 2 adet de tekstil ürünlerini işleyen tesis bulunmaktadır. Bunların bir tanesi entegre fındık fabrikasıdır.

Tarihçe

MÖ I.binde Batı Karadeniz’de bulunan koloni kentlerden biri Diospolis (Akçakoca), bir diğeri Hypios Nehri (Melen) yakınlarında bulunan ikinci bir kent Hypia’dır.
Düzce İlinin de içinde bulunduğu bölge Herodot, Xenophon ve Strabon gibi Antik Çağ yazarlarına göre MÖ 1200-700 yılları arasında Trakyalı halkların yurdu olarak bilinmektedir. MÖ 6.yy. da Pers hükümdarı Darius tarafından Paflagonya, Frigya, Mariandinler ve Suriye ile birlikte Düzce’nin de içinde bulunduğu bölge 3. Satraplık Bölgesi haline getirilmiştir. Makedon Kralı Büyük İskender tarafından MÖ 334 yılından sonra imparatorluğun sınırları içine alınan bölge, Kralın MÖ 323’te Babil’de ölümü üzerine imparatorluğun generalleri arasında bölünmesi sonucunda da Bithynia Krallığı’na dahil edilmiştir.
Bithynia, Anadolu’nun kuzeybatısında bugünkü Kocaeli Yarımadası’nın yer aldığı Antik bir bölgedir. Kuzeyinde Karadeniz, Doğuda Filyos Nehri (Billaios), batı ve güneybatıda Antik Phrygia Epictetus ile çevrilidir. Bölgede bugün Kocaeli, İznik, Yalova, Bursa, Bilecik, Sakarya, Düzce, Bolu ve Zonguldak illeri yer alır. Khalkedon (Kadıköy), Nikomedia (İzmit), Astakos (Başiskele), Kios-Prusias ad Mare (Gemlik), Apameia/Myrleia (Mudanya), Prusa ad Olympium (Bursa), Nikaia (İznik), Bithynion-Claudiupolis (Bolu), Herakleia (KDZ Ereğli), Otroia (Yenişehir), Modrene (Mudurnu), Malagina (Mekece), Agrilion (Bilecik), Kabaia (Geyve), Thynias-Apollonia (Kefken Adası), Dia-Diospolis (Akçakoca) ve Prusias ad Hypium (Konuralp) Antik kentleri bulunmaktadır. Düzce il sınırları içerisinde yer alan Prusias ad Hypium ve Diapolis Antik kentlerinde Helenistik ve Roma Dönemlerinin derin izlerini taşıyan arkeolojik veriler bulunmaktadır. Bu kentlerden biri olan Dia-Diapolis, MÖ I.binde Karadeniz sahillerinde oluşturulan koloni kentlerden biridir.
Kentle ilgili olarak Yrd. Doç. Dr. Zeynel ÖZLÜ, XVIIIXIX yüzyıllarda Karadeniz’de “Bir Kıyı Kenti Akçakoca” kitabının 31. ve 32. sayfalarında ‘‘Bithynialılar, Romalılar Döneminde Dia veya Diapolis olarak tanınan Akçakoca’nın hangi ilk çağ yerleşim bölgesinde ve ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Bölgenin XIII. Yüzyılda Cenevizlilerin eline geçtiği sanılmaktadır.”
Hamdi BİNGÖREN, Müstakil Bolu Sancağı Salnamesi sayfa 214’te ‘‘Nahiye merkezinde kitaphane yoktur. Asar-ı Attika’dan üç hamam ile Cenevizliler tarafından kalmış olduğu anlaşılan sahili bahirde mürtefi bir hisar vardır.’’ Evliya ÇELEBİ, Seyahatname cilt: 2, sayfa 443’te ‘‘Çarşı içinde kiremitli ve emsalsiz bir mescidi vardır. Başka mescitleri ve kırk adet dükkanı vardır. Deniz kıyısında yetmiş adet mahzenleri vardır ki hepsi kereste ve çam tahtaları ile doludur.’
Bir diğer kent Prusias ad Hypium, MÖ I.binde Hypios nehir kenarında bir tepe üzerinde kurulan kent Nehirden dolayı Hypia, sonraki dönemlerde Kieros olarak anıldığı bilinmektedir. Antik Çağ yazarlarından Memnon’a göre Bithynia Kralı I.Prusias’ın (MÖ 237-192) Kioros kentini zapt ederek Herakleialılar’dan aldığını ve kentin adını Prusias Pros Hypios olarak değiştirildiğinden söz etmektedir. Roma Dönemi’nde Latin Kültürünün etkisinde kalarak Prusias ad Hypium adını alan kent, yoğun imar faaliyetleri neticesinde kent merkezinde sosyal yapılar oluşturulmuş ve sanat eserleri ile süslenmiştir. Atlı Kapı, Surlar, Su Kemerleri, Roma Köprüsü, Tiyatro, Helenistik ve Roma Dönemin’den kalmış önemli kültür varlıklarıdır.
Bölgede MÖ 297’de I. Zipoites tarafından kurulan Bithynia Krallığı son kral IV. Nicomedes’in vasiyeti üzerine MÖ 74 yılında Roma İmparatorluğu’na devredilmiştir. Roma İmparatorluğu’nun MS 395’te ikiye bölünmesiyle bölge Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içerisinde kalmıştır. Helenistik ve Roma Dönemi’nde refah içinde yaşamış bölge Doğu Roma İmparatorluğu Döneminde durgun bir döneme girerek varlığını sürdürmüştür. İlimizde bulunan iki Antik kentten günümüze Doğu Roma İmparatorluğu Dönemi’nden Ceneviz Kalesi dışında önemli kültürel varlıklar ulaşmamıştır.
Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde Orhan Gazi’nin komutanlarından Akçakoca Bey tarafından 1319 yılında Akçakoca, 1323 yılında Konuralp Bey tarafından Konuralp İslam coğrafyasına katılmıştır. Fetih yapan beylerin adıyla anılan kentlerin giderek artan bir öneme haiz olduğu, yönetsel alanda değişiklikler geçirdiği Yrd. Doç. Dr. Zeynel ÖZLÜ’nün ‘‘Batı Karadeniz’de Antik Bir Kent’’ adlı kitabının 23. Sayfasında söz edilmektedir.
Konuralp, 31 Mart 2014 tarihi itibariyle tüzel kişiliği kaldırılarak Düzce Merkez ilçesinin mahallerine dönüştürülmüştür. 1981 yılında belediye olan Düzce ise 9 Aralık 1999 tarihinde ülkemizin 81. İli olmuştur.
Kaynak:http://www.duzce.gov.tr/tarihce
http://www.duzce.gov.tr/ilcelerimiz
https://www.duzcetb.org.tr/icerik/duzce-hakkinda/