Çorum Hakkında Genel Bilgiler?

Çorum İli, Karadeniz ikliminden İç Anadolu iklimine geçiş bölgesinde bulunmaktadır. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır. İlin kuzey bölgesinde yer alan  Kargı, Osmancık, İskilip, Laçin, Dodurga, Oğuzlar ve Bayat İlçeleri İç Karadeniz geçiş ikliminin etkisinde kalan ilçelerdir. Çorum Merkez İlçe, Sungurlu, Alaca, Boğazkale, Ortaköy, Mecitözü ve Uğurludağ İlçeleri İç Anadolu step  iklimi özelliklerini gösterir. 1929 yılından bu yana yapılan meteorolojik ölçümler sonucunda yıllık ortalama yağış miktarı İl Merkezinde 423,0 mm, Alaca’ da 376,0 mm, Bayat’ ta 445,2 mm, Boğazkale’ de 490,3 mm, Dodurga’ da 373,2 mm, İskilip’ te 484,8 mm, Kargı’ da 360,3 mm, Laçin’ de 530,2 mm, Mecitözü’ nde 422,7 mm, Ortaköy’ de 409,5 mm., Osmancık’ ta 368,1 mm, Sungurlu’ da 438,1 mm, Uğurludağ’ da 450 mm olarak tesbit edilmiştir. İl Merkezi’ nin yıllık ortalama sıcaklığı 10,7ºdir. En yüksek sıcaklık 2000 yılının Temmuz ayında 42,7 Cº, en düşük sıcaklık 1985 yılının Şubat ayında -27,2 Cº olarak ölçülmüştür. Temmuz ve Ağustos ayları en sıcak aylardır.      İl genelinde yaz mevsiminde öğleden sonra başlayarak gece saat 22′ ye kadar esen poyraz etkilidir. Bazen ters yel de denen sıcak ve kavurucu bu rüzgâr tarım alanları için zararlıdır. Kışın kuzeyden yıldız rüzgârı, İlkbaharda güneybatıdan lodos rüzgarı eser. Bu rüzgarlar bol yağış ve kimi zaman da dolu yağmasına neden olur. Sonbaharda genellikle sakin bir hava gözlenir. Halk arasında bu aylara sağır aylar adı verilmiştir.

Bitki Örtüsü

Flora

Çorum İlinin güney bölgesinin doğal bitki örtüsü bozkırdır (step) İlkbahar yağışları ile birlikte yeşerirler, sonbaharda kururlar. Bunlara örnek: papatya, gelincik, deve dikeni, köy göçeren dikeni, çakır dikeni, kangal otu, sığır kuyruğu, yavşan otu geniş yayılma alanı bulmuştur. Akarsu boylarında ise söğüt ve kavak çeşitlerine rastlanır. Alaca, Sungurlu, Ortaköy ve Mecitözü’nün yüksek kesimlerinde meşe, ardıç ve karaçam ağaçlarına rastlanır. İlkbahar ile birlikte çiğdem, yabani sümbül, yabani lale çiçekleri de görülür. İlin kuzeyindeki ilçelerde ise meşe ormanları ve iğne yapraklı ormanlara rastlanır. Deniz seviyesinden 1000-1200 m. yüksek olan bölgelerde meşe, kızılcık, yabani erik, elma, alıç, yabani gül yaygın olarak görülür. Hacıhamza çevresinde seyrek olarak ıhlamur ağaçlarına rastlanır. Kargı, İskilip, Osmancık, Bayat İlçelerinde sarıçam, karaçam, köknan, kızılçam ağaçları görülmektedir. Toplam ormanlık ve fundalık alan 365.208 ha olup İl yüzölçümünün % 28’i kadardır. Kaynak: Çorum Çevre ve Durum Raporu – 2011

Fauna

Bölgede bulunan memeliler Karaca, Geyik, Yaban Domuzu, Ayı, Porsuk, Tilki, Tavşan, Kurt, Sansar, Sincap ve Kunduz’dur. Kargı İlçesindeki Ormanlarda yaşayan Karaca ve Geyik popülasyonları son derece önemli olup, yoğun koruma altındadır. İlimizde tespit edilen kuş türleri aşağıda sıralanmıştır: Küçük Ak Balıkçıl ………….Egretta garzetta Gri Balıkçıl…………………….Ardea cinerea Leylek…………………………..Ciconia ciconia Kara Leylek……………………Ciconia nigra Küçük Akbaba………………..Neophron percnopterus Kaya Kartalı…………………..Aguila chrysaetos Yılan Kartalı…………………..Circaetus gallicus Kara Çaylak…………………..Milvus migrans Şahin……………………………..Buteo buteo Kızıl Şahin……………………..Buteo rufinus Gökdoğan………………………Falco peregrinus Kınalı Keklik………………….Alectoris chukar Bıldırcın…………………………Coturnix coturnix Dövüşken Kuş………………..Philomachus pugnax Kaya Güvercini……………….Columba livia Florya……………………………Carduelis chloris İbibik…………………………….Upupa epops Kumru…………………………..Streptopelia decaocto Tahtalı…………………………..Columpa palumbus Guguk…………………………..Cuculus canorus Kukumav………………………Athene noctua Ebabil……………………………Apodidae Ak Karınlı Sağan……………Apus melba Alaca Ağaçkakan……………Dentrocopos syriacus Boyun Çeviren……………….Jynx torguilla Tarlakuşu………………………Alauda arvensis Tepeli Toygar………………..Galerida cristata Bozkır Toygar……………….Calandrella brochydactyla Boğmaklı Toygar…………..Melanocorypha calandra Sarı Kuyruk Sallayan……..Motacilla flaua Dağ Kuyruk Sallayan……. Motacilla cinerea Ak Kuyruk Sallayan……… Motacilla alba Kızılgerdan……………………Erithacus rubecula Bülbül…………………………..Luscinia megarhynchos Taş Bülbülü…………………..Irania gutturalis Kara Kızılkuyruk…………..Phoenicurus ochruros Kuyrukkakan………………….. Oenanthe oenanthe Kara Kulaklı Kuyrukkakan. Oenanthe hispanica Taşkuşu…………………………. Saxicola torguata Ökse Ardıcı……………………..Turdus viscivorus Karatavuk………………………. Turdus merula Ak Gerdanlı Ötleğen…………Sylvia communis  12 Saz Bülbülü……………………..Acrocephalus scirpaceus Söğüt Bülbülü………………….Phylloscopus trochilus Kara Sinekkapan………………Ficedula hypoleuca Benekli Sinekkapan………….Muscicapa striata Büyük Baştankara…………….Parus major Çam Baştankarası……………..Parus ater Mavi Baştankara…………….. Parus cyanus Sıvacı Kuşu……………………..Sitta europaea Kızıl Sırtlı Örümcek Kuşu…Lanius colluria Kara Alınlı Örümcek Kuşu.. Lanius minor Saksağan…………………………..Pica pica Alakarga…………………………..Garrulus glandarius Küçük Karga…………………….Corvus monedula Ekin Kargası……………………. Corvus frugilegus Leş Kargası……………………… – Kuzgun…………………………….Corvus corax Sığırcık…………………………….Sturnus vulgaris Sarı Asma…………………………Oriolus oriolus Ev Serçesi…………………………Passer domesticus Ağaç serçesi…………………….. Passer montanus Kaya serçesi……………………..Petronica petronia İspinoz…………………………….Fringilla coelebs Ketenkuşu ………………………Cardvelis cannabina Saka………………………………. Cardvelis carduelis Kocabaş…………………………..Coccothraustes coccothraustes Küçük İskete……………………Serinus serinus Karabaşlı Kiraz Kuşu………..Emberiza melanocephala Tarla Kiraz Kuşu………………Miliaria calandra Turna………………………………Grus grus Yeşilbaş…………………………..Anasplatyrhcnhos Kızılkuyruk……………………..Phoenicurus phoenicurus Uzun Bacak……………………..Himantopus himantopus Su Çulluğu……………………….Gallinago gallinago Bölgede bulunan memeliler Karaca, Geyik, Yaban Domuzu, Ayı, Porsuk, Tilki, Tavşan, Kurt, Sansar, Sincap ve Kunduz’dur. Kargı İlçesindeki Ormanlarda yaşayan Karaca ve Geyik popülasyonları son derece önemli olup, yoğun koruma altındadır. İlimizde tespit edilen kuş türleri aşağıda sıralanmıştır: Küçük Ak Balıkçıl ………….Egretta garzetta Gri Balıkçıl…………………….Ardea cinerea Leylek…………………………..Ciconia ciconia Kara Leylek……………………Ciconia nigra Küçük Akbaba………………..Neophron percnopterus Kaya Kartalı…………………..Aguila chrysaetos Yılan Kartalı…………………..Circaetus gallicus Kara Çaylak…………………..Milvus migrans Şahin……………………………..Buteo buteo Kızıl Şahin……………………..Buteo rufinus Gökdoğan………………………Falco peregrinus Kınalı Keklik………………….Alectoris chukar Bıldırcın…………………………Coturnix coturnix Dövüşken Kuş………………..Philomachus pugnax Kaya Güvercini……………….Columba livia Florya……………………………Carduelis chloris İbibik…………………………….Upupa epops Kumru…………………………..Streptopelia decaocto Tahtalı…………………………..Columpa palumbus Guguk…………………………..Cuculus canorus Kukumav………………………Athene noctua Ebabil……………………………Apodidae Ak Karınlı Sağan……………Apus melba Alaca Ağaçkakan……………Dentrocopos syriacus Boyun Çeviren……………….Jynx torguilla Tarlakuşu………………………Alauda arvensis Tepeli Toygar………………..Galerida cristata Bozkır Toygar……………….Calandrella brochydactyla Boğmaklı Toygar…………..Melanocorypha calandra Sarı Kuyruk Sallayan……..Motacilla flaua Dağ Kuyruk Sallayan……. Motacilla cinerea Ak Kuyruk Sallayan……… Motacilla alba Kızılgerdan……………………Erithacus rubecula Bülbül…………………………..Luscinia megarhynchos Taş Bülbülü…………………..Irania gutturalis Kara Kızılkuyruk…………..Phoenicurus ochruros Kuyrukkakan………………….. Oenanthe oenanthe Kara Kulaklı Kuyrukkakan. Oenanthe hispanica Taşkuşu…………………………. Saxicola torguata Ökse Ardıcı……………………..Turdus viscivorus Karatavuk………………………. Turdus merula Ak Gerdanlı Ötleğen…………Sylvia communis  12 Saz Bülbülü……………………..Acrocephalus scirpaceus Söğüt Bülbülü………………….Phylloscopus trochilus Kara Sinekkapan………………Ficedula hypoleuca Benekli Sinekkapan………….Muscicapa striata Büyük Baştankara…………….Parus major Çam Baştankarası……………..Parus ater Mavi Baştankara…………….. Parus cyanus Sıvacı Kuşu……………………..Sitta europaea Kızıl Sırtlı Örümcek Kuşu…Lanius colluria Kara Alınlı Örümcek Kuşu.. Lanius minor Saksağan…………………………..Pica pica Alakarga…………………………..Garrulus glandarius Küçük Karga…………………….Corvus monedula Ekin Kargası……………………. Corvus frugilegus Leş Kargası……………………… – Kuzgun…………………………….Corvus corax Sığırcık…………………………….Sturnus vulgaris Sarı Asma…………………………Oriolus oriolus Ev Serçesi…………………………Passer domesticus Ağaç serçesi…………………….. Passer montanus Kaya serçesi……………………..Petronica petronia İspinoz…………………………….Fringilla coelebs Ketenkuşu ………………………Cardvelis cannabina Saka………………………………. Cardvelis carduelis Kocabaş…………………………..Coccothraustes coccothraustes Küçük İskete……………………Serinus serinus Karabaşlı Kiraz Kuşu………..Emberiza melanocephala Tarla Kiraz Kuşu………………Miliaria calandra Turna………………………………Grus grus Yeşilbaş…………………………..Anasplatyrhcnhos Kızılkuyruk……………………..Phoenicurus phoenicurus Uzun Bacak……………………..Himantopus himantopus Su Çulluğu……………………….Gallinago gallinago Bölgede bulunan memeliler Karaca, Geyik, Yaban Domuzu, Ayı, Porsuk, Tilki, Tavşan, Kurt, Sansar, Sincap ve Kunduz’dur. Kargı İlçesindeki Ormanlarda yaşayan Karaca ve Geyik popülasyonları son derece önemli olup, yoğun koruma altındadır. İlimizde tespit edilen kuş türleri aşağıda sıralanmıştır: Küçük Ak Balıkçıl ………….Egretta garzetta Gri Balıkçıl…………………….Ardea cinerea Leylek…………………………..Ciconia ciconia Kara Leylek……………………Ciconia nigra Küçük Akbaba………………..Neophron percnopterus Kaya Kartalı…………………..Aguila chrysaetos Yılan Kartalı…………………..Circaetus gallicus Kara Çaylak…………………..Milvus migrans Şahin……………………………..Buteo buteo Kızıl Şahin……………………..Buteo rufinus Gökdoğan………………………Falco peregrinus Kınalı Keklik………………….Alectoris chukar Bıldırcın…………………………Coturnix coturnix Dövüşken Kuş………………..Philomachus pugnax Kaya Güvercini……………….Columba livia Florya……………………………Carduelis chloris İbibik…………………………….Upupa epops Kumru…………………………..Streptopelia decaocto Tahtalı…………………………..Columpa palumbus Guguk…………………………..Cuculus canorus Kukumav………………………Athene noctua Ebabil……………………………Apodidae Ak Karınlı Sağan……………Apus melba Alaca Ağaçkakan……………Dentrocopos syriacus Boyun Çeviren……………….Jynx torguilla Tarlakuşu………………………Alauda arvensis Tepeli Toygar………………..Galerida cristata Bozkır Toygar……………….Calandrella brochydactyla Boğmaklı Toygar…………..Melanocorypha calandra Sarı Kuyruk Sallayan……..Motacilla flaua Dağ Kuyruk Sallayan……. Motacilla cinerea Ak Kuyruk Sallayan……… Motacilla alba Kızılgerdan……………………Erithacus rubecula Bülbül…………………………..Luscinia megarhynchos Taş Bülbülü…………………..Irania gutturalis Kara Kızılkuyruk…………..Phoenicurus ochruros Kuyrukkakan………………….. Oenanthe oenanthe Kara Kulaklı Kuyrukkakan. Oenanthe hispanica Taşkuşu…………………………. Saxicola torguata Ökse Ardıcı……………………..Turdus viscivorus Karatavuk………………………. Turdus merula Ak Gerdanlı Ötleğen…………Sylvia communis  12 Saz Bülbülü……………………..Acrocephalus scirpaceus Söğüt Bülbülü………………….Phylloscopus trochilus Kara Sinekkapan………………Ficedula hypoleuca Benekli Sinekkapan………….Muscicapa striata Büyük Baştankara…………….Parus major Çam Baştankarası……………..Parus ater Mavi Baştankara…………….. Parus cyanus Sıvacı Kuşu……………………..Sitta europaea Kızıl Sırtlı Örümcek Kuşu…Lanius colluria Kara Alınlı Örümcek Kuşu.. Lanius minor Saksağan…………………………..Pica pica Alakarga…………………………..Garrulus glandarius Küçük Karga…………………….Corvus monedula Ekin Kargası……………………. Corvus frugilegus Leş Kargası……………………… – Kuzgun…………………………….Corvus corax Sığırcık…………………………….Sturnus vulgaris Sarı Asma…………………………Oriolus oriolus Ev Serçesi…………………………Passer domesticus Ağaç serçesi…………………….. Passer montanus Kaya serçesi……………………..Petronica petronia İspinoz…………………………….Fringilla coelebs Ketenkuşu ………………………Cardvelis cannabina Saka………………………………. Cardvelis carduelis Kocabaş…………………………..Coccothraustes coccothraustes Küçük İskete……………………Serinus serinus Karabaşlı Kiraz Kuşu………..Emberiza melanocephala Tarla Kiraz Kuşu………………Miliaria calandra Turna………………………………Grus grus Yeşilbaş…………………………..Anasplatyrhcnhos Kızılkuyruk……………………..Phoenicurus phoenicurus Uzun Bacak……………………..Himantopus himantopus Su Çulluğu……………………….Gallinago gallinago

Kaynak: Çorum Çevre ve Durum Raporu – 2011

Ekonomik Yapı

Kentin Ekonomik Yapısı Tarım         Osmanlı Devleti hakim olduğu geniş arâzilerde özel şahıslara toprak mülkiyeti tanımamış ve bütün arâziyi devletin kabul etmiştir. Bunun yanında bağ, bahçe ve içine ev yapılmış olan çevrili yerler, yani imar görmüş arazi ferdin mülkü sayılmaktadır. Köylü genellikle bir çift öküzle işlenebilecek ve bir çiftçi ailesinin geçinmesine müsait olacak büyüklükte olan ve “çift” tabir edilen işletme bütünlerinden birini, devlet namına işlerdi. Bu arazilerden en önemlisi, Osmanlı Devleti’nde toprakların büyük bir kısmını teşkil eden mîrî arazilerdir. Umumiyetle kabul edilen fikre göre, 1839’da Tanzimat’ın ilanı ile dirlik (tımar) sistemi kaldırıldığından bu tarihten 1847’ye kadar kısmen sipahiler ve kısmen mültezimler mîrî araziyi dağıtmışlardır.        1845’te yapılan temettuât sayımlarındaki bilgilere göre, Çorum ve köylerinde özel tasarruf hakkı altında bulunan ekili ve dikili arazilerin toplamı 59170,5 dönümdür. Bunun, 52384,5 (% 88,5) dönümü ekili arazilerdir. Bu tarlalar, şehirde % 68,7 köylerde ise % 91,6 oranındadır. Çorum 155 Şerif Korkmaz, a.g.t., s.159-177, 181-185.176 genelinde ekili ve dikili arazilerin % 7,2’sini bağlar, % 3,7’sini ise cehrilikler teşkil etmektedir.        Çorum havalisinin toprağı kuvvetsiz olduğundan, nadas yöntemi uygulanmakta idi Bu şekilde ekim yapılmazsa tarladan verim alınamıyordu. Bu şekilde toprağı nadasa bırakma sadece Çorum’da yapılan bir usul değildir. Osmanlı çiftçisi, daha çok toprağını 2 ya da 3 yılda bir dinlendirerek verim gücünü kazandırmağa çalışıyordu. Boş bırakma süresi ise çoğunlukla 1 yıldı.        1911 Tarım İstatistiğine göre ise Çorum ve köylerindeki ekili ve dikili arazinin miktarı artmış ve 240.630 dönüme ulaşmıştır. Buna göre, 1845-1907 yılları arasında Çorum’daki ekili ve dikili araziler dönüm olarak yaklaşık 4 kat artmıştır. Bu artışın ormanlık alanlar kesilerek mi yoksa ziraata elverişli olmayan yerlerin çeşitli yollarla ıslah edilmesiyle mi ortaya çıktığı hakkında herhangi bir bilgi yoktur.         Temettuât defterlerindeki bilgilerden, 1845 yılında ekili ve dikili arazilerin miktarını, büyüklüğünü dönüm olarak tespit etmek mümkündür. Bağ, cehrilik, bostan, meyvelik dikili arazi olarak yazılmıştır. Ekili araziler ise pamuk ve tütün ekilenleri hariç sadece ekili ve ekili olmayan tarla şeklinde yazılmıştır. Dolayısıyla buralarda hangi ürünlerin ekildiği ve bunlar için kaç dönüm arazinin kullanıldığı belli değildir. Bununla birlikte ekili tarlalarda yetiştirilen ürünlerin, buğday, arpa, burçak, nohut, soğan, yulaf ve alef olduğu aynı defterlerdeki aşâr gelirlerinden anlaşılmaktadır. Bu ürünlerin dışında, bakla, pirinç, domates, kavun gibi ürünler de şehirde ekiliyordu. 1845 yılında, Çorum’un 17 köyünde 75 dönüm arazide pamuk ekimi yapıldığı görülmektedir. Yine Babaoğlu ve Balım Sultan köylerinde 12,5 dönüm araziye de tütün ekiliyordu. Uzun yıllar sonra,1907’de tütün ekilen arazi 42 dönüme çıkmıştır. 1911 yılında Çorum’da 20 çeşit bitkisel ürün ekimi ve 5 çeşit meyve üretimi yapılmaktaydı.        1845 yılında Çorum merkezde yaşayan 1998 vergi mükellefinden sadece 245 (%12,2) kişinin ekili bir tarlası bulunmakta idi. Bu oran, şehirde tarım dışı faaliyetlerin daha yoğun olduğunu göstermektedir. Buna karşılık köylerde yaşayan 2556 haneden 1763’ünün (% 69’unun) bir ekili araziye sahip olması, Tevfik Güran’ın “köylü ekonomisi” diye nitelediği sosyo-ekonomik modelin Çorum köylerinde geçerli olduğunu göstermektedir.        1845 yılında Çorum köylerinde toprağın eşitlikçi bir şekilde küçük ve orta büyüklükler halinde dağılmış olduğu görülmektedir. Köylerde hane başına ortalama 7 dönüm arazi düşmektedir. Dönümleri küçük de olsa 1763 hanenin toprak sahibi olması ve bunlar arasında büyük toprak sahiplerin azlığı Çorum’da toprakların adil olarak aileler arasında dağıldığının bir göstergesidir. Osmanlı tarımı da büyük ölçüde bu şekilde idi. Gerçekten bu dönemde ülkede, geçimini tarımdan sağlayanların büyük çoğunluğu küçük miktarda toprak sahibi köylü aileleriydi. 1907 senesinde ise Çorum’da ziraatla meşgul olan hane sayısı 7200’dür. Bu hanelerin 2000’i 10-50 dönüm, 5200’ü de 50 dönümden büyük arazilere sahip idi.         Çorum’da ekilebilen toprağın büyük bir kısmına sahip olan küçük üreticilerin dışında diğer bir grupta çiftlik tipi yerleşim birimlerine sahip olan büyük üreticilerdir. 1845 yılında şehirde çiftlik sahibi olan 6 kişi vardı. Köylerdeki bu çiftliklerin sahipleri şehirde yaşıyorlardı. Bundan başka Çorum’da 100 dönüm ve daha fazla toprağa sahip 8 aile vardı.        Çorum’daki arazilerin önemli bir bölümü, toprak sahiplerinin kendi tasarrufu altında bulunan topraklardır. Bu oran şehirde % 70,9, köylerde ise % 81,5’tir. Ekilen arazilerin şehirde % 19’u, köylerde ise % 3,7’si sahipleri tarafından kiraya verilmektedir.        Bağcılık, şehir tarımında önemli bir yere sahiptir. Bağcılık ve bahçecilik tarla tarımına göre emek isteyen yoğun faaliyetler olup nüfusun yoğun olduğu kasaba ve şehir çevrelerinde oldukça yaygındır. Bağ ve bahçe ürünleri pazara dönük ürünlerdir. Bağlar 19. yüzyılın ikinci yarısında imparatorluğun bazı bölgelerinde tarım yapılan toprakların önemli bir bölümünü meydana getiriyordu. Bağ ve bahçe ürünlerinin, vilayetlerin ziraî üretimleri içindeki payı %1 ile % 32 arasında 177 değişiyordu. Çorum’da ise bu oran % 7,2 idi.        Evliya Çelebi, Çorum’da bulunan 4300 hanenin hepsinin bağlı-bahçeli olduğunu zikretmektedir. 1845 yılında Çorum mahallelerinde oturan 1998 haneden 1246’sının bir bağı bulunuyordu. Bu bağlar, Çorum civarındaki bazı mahaller ile köylerde bulunuyordu. Çorum civarında bağların en yoğun olduğu mevki Kabaklı idi( % 45,2). Daha sonra Ilıca bölgesi ( % 24) gelmektedir. Çorum halkının sahip olduğu 2679 dönüm bağdan 995 (%37, 1) dönümü Çorum civarında bulunuyordu. Geri kalan 1684 (% 62,9) dönüm bağ Çorum köylerinde idi. Bunların çoğu Eşençay Kuruçay, Sarın, Eskiekin, Aleyki, Acıpınar ve Yavi köylerinde bulunuyordu. Köylerde ise 2556 haneden 974 kişinin bağı bulunuyordu. Çorum köylerinden 57 köyün arazisi bağcılığa uygun idi. Köylerde bir bağa sahip olan hanelerin oranı % 38,1 idi.       Cehri üzüme benzeyen meyvelerinden sarı boya elde edilen bir ağaççıktır. Sentetik boyaların imalinden önce cehri, “Türk Cehrisi” adı altında Avrupa piyasalarında çok önemli bir yere sahipti. Çorum’da, cehri üretimi, yabanî cehriliklerin aşılanması veya yeniden cehri ağacı dikilmesi suretiyle yapılıyordu. Yeniden cehri ağacı dikimlerinde ürün 3 ile 7 sene arasında alınıyordu.       Çorum’da ürün veren 1435 dönüm cehrilik vardı. Bunlardan 965 dönümü Çorum civarında, 470 dönümü köylerde idi. Çorum’da en çok cehrilik Çomar denilen ( % 39,3) mahalde dikili idi. Daha sonra Kabaklı ( % 28) ve Sıklık (% 15,1) adı verilen yerlerde cehrilik vardı.       Cehri hasadı Çorum’da şenliklerle yapılırdı. Bu şenlikler, bağ ve cehriliklerin yoğun olduğu Sıklık Boğazında olurdu. Cehri, olgunlaşmaya başladığı zaman sahipleri çocuklarıyla birlikte buralardaki küçük kulübelerine taşınırlar, gündüzlerini cehri toplamakla gecelerini kulübeleri önünde ateş yakıp kuzu kızartmakla ve delikanlıların halaylarıyla geçirirlerdi. Geç vakitlere kadar davul zurna çalınır, gündüzden hazırlanan çeşitli yiyecekler yenirdi. Cehri toplanırken devşiricilerin önlerine önlükler bağlanır, uçları “kevik” tabir olunan ağaç, kıskaçlarla birbirine tutturulur bir tane cehri meyvesinin dahi ziyan olmamasına ve ağaçlara zarar verilmemeye çalışılırdı. Buralarda eğlenilir, kız beğenmeler ve nişanlanmalar olur, o yılın kazancı çuvallanıp dönülürdü. Çorum’da bu şenliklere “cehri yarenliği” adı veriliyordu. Daha sonra her türlü tatlı sohbetler bu adla Çorum’da yaşatılmıştır Cehrinin başlıca alıcısı önce İngiltere olup, 19 yüzyılın sonlarına doğru Fransa ön plana geçmiştir. Hayvancılık         Hayvan yetiştiriciliği, en önemli ziraî faaliyetlerden biridir. Tarımla uğraşan haneler çeşitli amaçlarla hayvan yetiştirirlerdi. Koşum ve yük taşıma işlerinde, gübre sağlamak, çiftçinin kendi ailesinin peynir, yağ, süt, et, deri ve yapağı ihtiyacını gidermek ya da bu ürünleri satmak için havyan yetiştirilirdi. Tarla tarımını temel faaliyet olarak yürüten çiftçiler, hayvanları üretim faaliyetlerinin yardımcı araçları olarak kullanırlardı. Çorum ve köylerinde öküz, manda gibi koşum işlerinde, katır, beygir, merkep, deve gibi yük işlerinde kullanılan ayrıca inek gibi sütünden ve etinden yararlanılan çeşitli büyükbaş hayvanlar yetiştirilmekte idi.        1845’li yıllarda şehirde en çok beslenen büyükbaş hayvan sağmal sığır ineğidir. Şehirde yaşayan 1998 haneden 558’inin (% 27,9’u) bir sığır ineği bulunmaktaydı. Bir ineğe sahip olanlar büyük ihtimalle pazara yönelik değil de kendi ihtiyaçları için evlerinde inek beslemekteydi. Birden çok ineği olanların da süt ve mamullerini satmak için bu hayvanları yetiştirdikleri düşünülebilir. Köylerde yaşayan 2556 haneden 1867’sinin (% 73’ü) ise evinde bir sığır ineği vardı. Bu durumda, köylerde yaşayanların kendi ihtiyaçlarını karşılamak için inek beslediği söylenebilir. Sütü için beslenen diğer bir hayvan da camus ineğidir.        Çorum köylerinde tarım yaygın bir biçimde yapılmaktadır. Dolayısıyla bölgede çift sürme işlerinde koşum hayvanlarının önemi ortadadır. Çift sürme işlerinde gücünden yararlanılabilen 178 hayvanlar öküz, at ve katırdır. Hem bu yüzden hem de kayıtlarda bu hayvanların dışında çift sürmek için kullanılabilecek hayvanlardan olan katır ve at sayısı çok az olduğundan, Çorum’da da tarım arazilerinin sürülmesinde kullanılan en önemli koşum hayvanlarının karasığır ve camus öküzleri olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu bilgilere göre Çorum’da büyükbaş hayvancılık bitkisel üretim faaliyetlerini tamamlayıcı bir nitelik taşımaktadır. Hayvancılık temel üretim faaliyeti olarak görülmemektedir. Hayvanların büyük bir kısmını sağmal inek ve koşu öküzleri oluşturmaktadır. Ailelerin çoğunluğunun bir inek sahibi olması bu hayvanların evin ihtiyaçları için beslendiğini gösterir.        Çorum’da tarım arazilerinin sürülmesi için kullanılan koşum hayvanları, tüm hayvanlar içinde % 10,9’luk bir orana sahipti. Bu hayvanlar Çorum’da her sene ekilebilen 26.000 dönüm arazinin ekilmesinde yeterli idi. Yine sütünden yararlanılan inekler de bütün hayvanların dörtte biri oranında idi. Osmanlı Devleti’nde küçükbaş hayvancılık, daima önemli bir faaliyet olmuştur. Göçebe topluluklar, bu faaliyeti tek geçim kaynağı olarak sürdürüyorlardı. Bunlar, pazara dönük olarak küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine ağırlık veriyorlardı. İmparatorlukta, özellikle nüfus yoğunluğunun azlığı hayvancılığı teşvik ediyordu. Ülkede tarım yapılmayan toprakların fazlalığı hayvan yetiştiriciliğine elverişli bir ortam sağlıyordu. Özellikle dağlık iç bölgelerde ulaşım imkânlarının yetersizliği, çiftçiliğin gelişmesine engel olmakta idi. Çorum’da sakin 1998 haneden 202’sinin (% 10,1’inin) sağmal keçisi, 240 hanenin (% 12’sinin) sağmal koyunu bulunmaktadır. Köylerde ise 2556 haneden 599’u ( % 23,4’ü) sağmal keçi, 365’i de (% 14,3) sağmal koyun sahibidir. Şehirde beslenen küçükbaş hayvanların başında kuzularıyla birlikte küçükbaş hayvanların % 47,5’ini oluşturan sağmal koyun gelmektedir. Köylerde ise en çok beslenen hayvan oğlaklarıyla beraber % 47,9’lık bir paya sahip olan sağmal keçidir. Ticaret ve Esnaf         Çorum’un Fatih döneminde bölgelerarası ticaret ile olan belki en önemli ilişkisi, zaman zaman İstanbul’un iaşesine katkıda bulunmasıdır. Bunların arasında, buğday başta gelmektedir. Ancak, İstanbul’un zahiresi az geldiği zaman Osmanlı başkentine yapılan satışlarda, bir çeşit zorunlu satış haline gelmektedir. Bunların yanında Fatih döneminde Çorum’da ev kiralayarak ya da satın alarak ticarî faaliyette bulunan gayr-ı Müslimler bulunuyordu. Bu dönemdeki ticaret ilişkilerinde, bölgedeki tarımsal ürünlerin dış pazarlara gönderilmesi deniz yoluyla oluyordu. Bu sebeple bölgenin limanı işlevini yapan Samsun şehrinin önemli bir yeri vardı. Doğal olarak Samsun’a gidip gelen nakliyeciler Çorum’dan geçerken konaklıyorlardı.        1845 yılında şehirdeki en önemli meslek grubu, hizmet, mal üreten ve satan esnafla bu alanlarda kalfa, çırak olarak çalışan kişilerdir. Toplam hanelerden 931’i (% 46,6’sı) esnaf ve ticaretle ilgili mesleklerden geçimini sağlamaktadır. Bunlardan 101 hane berber, katırcı, kizir, sünnetçi, tellak gibi hizmet üreten esnaftır. Esnaf grubu içinde mal üretme ve satma alanında çalışanların oranı % 30,5’tir. Bunların çoğunluğunu, bezzaz, attâr, debbağ, dikici, ekmekçi, helvacı, serrâc, demirci, tüccar v.s. gibi meslekler meydana getiriyordu. 210 hane reisi çırak ve kalfa olarak bu alanda çalışmaktadır. En fazla çırak çalıştırılan alanlar 40 çırakla dikici, 30 çırakla debbağ ve 31 çırakla mûytâb mesleğindeydi. Bu mesleklerde kalfa olarak 33 kişi çalışmaktaydı. En fazla kalfa terzi, debbağ ve dikici alanındaydı. Bunlardan 11’i terzi, 9’u debbağ, 6’sı dikici mesleğinde idi. Bu oranlarda ve çeşitlilikte esnaf ve tüccar grubunun Çorum’da faaliyet göstermesi, küçümsenemeyecek bir ihtisaslaşma düzeyini yansıtmaktadır.        Şehirde yaşayanların yoğunlaştığı ikinci meslek grubu, bir üretimle ilgisi olmayanlardır. Bu gruptaki 697 haneden 393’ünü defterlerde bilâ-sanat olarak kaydedilen mesleksiz kişiler meydana 179 getirmektedir. Tarımla ilgili mesleklerin oluşturduğu birinci grubun en önemli kesimini ırgat, amele, hizmetkâr, çoban, bahçıvan gibi tarım işçileri oluşturmaktadır.       Köylerde yaşayanların meslek durumları şehir merkezine göre daha farklıdır. Kırsal nüfusun meslek gruplarına bakıldığında, köylü ekonomisinin temelini meydana getiren bağımsız küçük çiftçiler çoğunluktadır. Toplam hanelerin % 87,8’i (2244 hane) tarım alanında çalışan kişilerdir. Bunlardan 1826 hanesi bağımsız çiftçiler, 418’i de ırgat, amele, hizmetkâr ve çoban gibi tarım işçileridir. Görüldüğü gibi Çorum köylerinde temel faaliyet ve geçim kaynağı çiftçiliktir. Üretimle doğrudan ilgisi olmayanlar köylerde yaşayan hanelerin % 9,3’ünü (224 hane) oluşturmaktadır. Bunların çoğunluğu da mesleksiz kişilerdir. Çorum köylerinde temel faaliyetin ve geçim kaynağının tarım gelirleri olduğu görülmektedir. Bu durum, daha önce bahsedilen “köylü ekonomisi” modelinin varlığını daha kesin bir şekilde ortaya çıkarmıştır.         Esnaf, şehir ve kasabalarda, mal ve hizmet üretimiyle ilişkili herhangi bir iş kolunun belirli alanında uzmanlaşmış olarak çalışanların meydana getirdiği mesleki örgütlenmeler olarak tanımlanabilir. Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında, şehirlerde yaygın ve kuvvetli olan örgütlenme olan Ahi teşkilatının yerini, daha sonra lonca esnaf teşkilatı almaya başlamıştır. Lonca teşkilatının sürekli olarak gelişmesine mukabil, ahi teşkilatı debbağ esnafı arasında varlığını devam ettirebilmiştir. Ahilik miras ve geleneklerinden kalma esnaf teşekkülleri, bütün Osmanlı ülkesinde olduğu gibi Çorum’da da lonca teşkilatı adı altında faaliyet gösteriyordu. Her esnafın bir loncası, her loncanın bir yiğit başısı, bir şeyhi, bir işçi başı vardı.         Lonca sistemi zamanla çökmeye başlamıştır. Ticaret yollarının değişmesi, Osmanlı esnafı üzerindeki ilk ve en önemli darbeyi oluşturmuştur. 18. yüzyılın başlarından itibaren yoğunlaşan şehirlere akın hareketleriyle, tarım kesimindeki köylüler esnaf üzerinde önemli bir baskı oluşturmuşlardır. Bunların yanında Avrupa’nın sanayi inkılâbını gerçekleştirip kütlevî üretime geçişi, ucuz maliyetli makine mahsulleriyle daha çok el emeğine dayanan mamullerin rekabet imkânını ortadan kaldırmıştır. 19. yüzyıl boyunca bu birlikler gereken yenilikleri sağlayamadıkları gibi içten ve dıştan her türlü desteği yitirmişlerdi. Çorum’da faaliyet gösteren esnafı ürettiği malların, üretim ve kullanım özelliklerine göre belli bir sınıflandırmaya tabi tutmak mümkündür. Tanzimat Döneminde Çorum esnafı, ürettiği mal çeşitlerine göre, gıda, deri, dokuma, maden ve verdiği hizmete göre de inşaat, nakliye, sağlık, temizlik gibi gruplara ayırarak tasnif edilebilir.        Çorum’da gıda imal eden ve satan oldukça yoğun bir esnaf grubu bulunmaktaydı. Bu grup içerisinde sebze ve meyve satan manavlar önemli bir yere sahiptir. Daha sonra un üretimi yapan değirmenci esnafı gelmektedir. 1840 tarihli bir sicil belgesine göre, Çorum’da, 4 bakkal, 7 ekmekçi, 12 helvacı, 6 kasap, 5 leblebici, 29 manav, 16 tuzcu ve 14 adette uncu esnafı bulunmaktaydı 1845 yılında şehirde gıda imal eden ve satan esnaf sayısı 84’tür. Çorum’da Fatih devrinde ve 16. yüzyılın sonlarında debbağların hayli etkin oldukları görülmektedir. Bu dönemde satılan dükkânlar arasında debbağ dükkânlarından çok söz edilmesi, bu sanatın Çorum’da canlı olduğunu kanıtlamaktadır. Diğer birçok Osmanlı şehirlerinde olduğu gibi 1845’li yıllarda Çorum’da da dericilik ve yan iş kolları, şehrin ekonomisinde önemli bir yere sahipti. Bu dönemde Çorum’da dericilikle uğraşan 160 esnaf vardı. Dericilik faaliyetlerinde bulunan esnafın önemli bir kısmını (% 40,2) derileri sahtiyan haline getiren debbağlar oluşturmaktadır. Çorum’da olduğu gibi dericiliğin bulunduğu diğer Anadolu kentlerinde debbağ hanelerin işleyiş düzeninden ve kent mekânındaki yer seçiminden “debbağların” doğrudan tüketiciye satış yapmadıkları anlaşılıyor. Çorum’da, tabakhaneler topluca bir bölgede, ticaret merkezinin batısında yer almıştır. Bundan dolayı 1595’te bu yerin adı Debbâğhâne Mahallesi olarak geçmektedir. Sonra buranın adı Medrese Mahallesi olarak değiştirilmiştir. Debbağların işledikleri deriler muhtemelen şehirde kesilen büyükbaş ve küçükbaş hayvanlardan elde ediliyordu. Daha önce bahsedildiği gibi debbağların deri 180 ihtiyaçlarını karşılayacak kadar hayvan Çorum’da yetiştirilmektedir.          Debbağlardan başka deriyi malzeme olarak kullanan diğer bir meslek de ayakkabı yapımı ve ticaretiyle uğraşan esnaflardır. Bunlardan dikiciler, ayakkabı imal ederek ve dikerek geçinen, esnafların başında gelmektedir. Dikiciler, dericilikle ilgili meslekler içinde % 41,8’lik bir paya sahipti. Ayakkabıcılardan başka deriyi işleyen diğer esnaf serrâc ve semerciler idi. Serrâclar, debbağlar tarafından üretilen derilerden eyer, at takımı, araba koşumları yapan ve satan esnaf olup, Çorum’da deri sanayinde %7,8’lik bir paya sahiptiler. Bunun yanında 17 adet semerci esnafı da faaliyet göstermekte idi.          Çorum’da da Fatih döneminde 37 dalda faaliyet gösteren esnaf arasında dokumacılıkla ilgili mesleklerin çokluğu göze çarpmaktadır. Çorum’un en kalabalık meslek dalını o tarihte 23 kişi ile sofçular oluşturmaktadır. Ayrıca boyacı olarak çalışan 12 kişi, hiç şüphesiz ki zamanlarının önemli bir bölümünü sof boyamakla geçirmekteydiler. Bunun yanı sıra, 6 terzi, 9 bez ve ipek tüccarı, 5 külahçı, 1 abacı ve 4 kuşakçı dokuma dalında çalışmaktaydılar. Ancak bunun yanında pek çok kişinin, hiç değilse, kendi evlerinde kullanmak üzere kumaş dokudukları varsayılmalıdır. Çorum’da sofçuluk, 16. yüzyılın sonunda hayli gerilemiştir. Bu durumda Çorum’daki sofçuluğun Ankara’dan gelen rekabete dayanamamış olduğu varsayılabilir. 1845 yılında şehirde dokuma işinde çalışan 239 esnaf bulunuyordu. Dokuma sanayinin hammaddesi olan pamuk az miktarda Çorum’un köylerinde de ekilmekte idi. Dokunan bezler ise boyacılar tarafından boyanırdı. 16. yüzyıldan beri Çorum’da çok üretken boyahaneler olduğu görülmektedir. 16. yüzyılda Rum vilâyetinde Çorum, Tokat’tan sonra boyahanelerin yoğunlaştığı ikinci yerdi.         Osmanlı Devleti’nde madenî işlerle ilgili faaliyetler, dokumacılık ve deri işlerinden sonra gelmektedir. Bu alanda da, özellikle bakır ve demircilik yaygındı. Çünkü ülkede maden ocaklarının ürettiği demir ve bakırın memleket ihtiyacından fazla olduğu bilinmektedir. Çorum’da demircilik geleneksel üretim kollarından biridir. Demirciler, sicillerdeki tereke kayıtlarına göre, hemen hemen her evde bulunan, balta, kazma, tırpan, nal, maşa, ekmek sacı, sacayağı, ersin, keser, bıçak, kama, çekiç gibi ev eşyaları ile kesici aletleri yapan ve satan sanatkârlardı. Yapılan bu aletler Çorum ve köylerinin ihtiyacını büyük ölçüde karşılamaktaydı Çorum sancağında demircilik ve bakırcılık için geçerli olan hammaddeyi sağlayacak herhangi bir maden bulunmamaktadır. Bu yüzden, muhtemelen bunların hammaddeleri Çorum’a diğer yerlerden getirilmekte idi. 1845 yılında madeni işlerle ilgili 43 esnaf Çorum’da faaliyet gösteriyordu.        19. yüzyılın ortalarında Çorum’da bakırcılık mesleği daha sönüktür. 1845 yılında sadece iki bakırcı esnafı faaliyette idi. Çorum’da bakırcılık için gerekli hammadde ise Ergani’deki bakır yataklarından sağlanmaktadır. Ham bakırdan saf bakır elde edilmesi Anadolu kentlerinde genellikle haddâdhânelerde yapılırdı. Bu dönemde Çorum’da haddâdhâne bulunduğunu gösteren bir bilgi yoktur. Çorum’a en yakın bakırcılık merkezi olan Tokat kentinde 19. yüzyılın ilk yarısında bu işi yapan birkaç haddâdhâne bulunduğuna göre, Çorum bakırcıları için gerekli saf bakırın Tokat’tan getirildiği varsayılabilir. 19. yüzyılın ikinci yarısında Tokat’taki bakır üretiminin düşmesi, kentte bulunan dökümhanelerden en büyüklerinin kapalı olması, Tokat’taki bakırcılar kadar, Çorum bakırcılarının da üretimlerinin düşmesine neden olmuştur. 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında Çorum’un işlenmiş mal üretim listesinde bakırcılığın bulunmaması kentteki bu geleneksel üretim faaliyetinin önemini yitirdiğini gösterir.         Tanzimat döneminde Çorum’da bölgelerarası ve yerel ticarette deve ve beygirlerin nakliye işlerinde kullanıldığı görülmektedir. Temettuât defterlerinde bu işi yapan esnaf deveci, katırcı ve yolcu gibi çeşitli adlarla belirtilmiştir. Şehirde 1845 yılında 20 katırcı esnafı olup, bunlar 41 beygirle yük taşıma işini yapıyorlardı. Yine şehirde 10 ve köylerde 5 kişi olmak üzere yolcu adı verilen 15 adet esnaf taşıma işinde çalışmaktaydı. Devecilerin tamamının köylerde yaşadıkları görülmektedir. 1845’te hizmet, inşaat, temizlik ve ısınma alanlarında çalışan esnaf sayısı 213’tür.         Çorum’da 1845 yılında 62 değişik iş dalında usta, kalfa, çırak olarak, 999 esnaf faaliyet gösteriyordu. Bu, Çorum’da azımsanmayacak çeşitlikte sanat kollarının varlığını göstermektedir. Toplam 999 esnafın 68’si Çorum’un değişik köylerinde faaliyet göstermekte idi. Bu tarihte şehirde en yoğun iş kolu % 32,4 ile dokumacılıktır. İkinci sırada % 25,6’lık bir oranla dericilik gelmektedir. Çorum’da bulunan esnaf arasında dikkat çekici başka bir husus da bazı müderris, imam, hatip, talebe gibi din işleriyle uğraşan kişilerin aynı zamanda terzilik, bezzazlık ve attârlık yaparak üretime katkıda bulunmalarıdır. Bunun yanında bezzaz, duhancı, terzi gibi esnaflardan bazıları muhtarlık da yapıyorlardı. Temettuât defterlerindeki verilere göre 1845 yılında Çorum’da faaliyet gösteren gayr-ı Müslim esnaf bulunmuyordu. Ama sicillerdeki kayıtlara göre, ticaret için Çorum’a gelip, hanlarda ikamet eden mühim miktarda gayr-ı Müslim tüccar vardı. 1840 Nisanında Çorum’daki hanlarda, 51 gayr-ı Müslim tüccar bulunmaktaydı. Bunlar, Kayseri, Kastamonu, Ankara, Tokat, Merzifon, Yozgat ve Amasya şehirlerinden gelen Ermeni tüccarlar idi. 1877-78 yıllarında da çok sayıda Ermeni tüccarın Çorum çarşısında dükkân sahibi olmaları Çorum’daki ticarî canlılığı göstermesi bakımından ilgi çekicidir. Gayr-ı Müslim tüccarın yanında, Müslüman tüccarların da ticaret için Çorum’a geldiği görülüyordu.          Bir şehrin ticarî öneminin göstergelerinden biri de o şehirdeki han sayısıdır. Hanlar tüccarın hayvanları ve eşyalarıyla beraber barınabildikleri ve yiyecek temin edebildikleri yerlerdir. Hanlarda 16. yüzyılda çeşitli besin maddeleri ticaretinin yapıldığı dükkânlar da bulunuyordu. Bu tip hanlar genellikle iki kat olup, zemin katları depo, ahır, tamirhane gibi servis kısımlarına ayrılmış, üst kat ise tamamen yolcuların ikametine tahsis edilmiştir.          Çorum’da 16. yüzyılın son çeyreğinde dört veya beş han çalışmaktaydı. Bunların arasından yalnızca Kanunî Süleyman zamanında Çorum’da sancakbeyliği yapan Gülabibey tarafından kurulan kervansaray, 1576-77 yılına ait olan vakıflar listesine alınmıştır. Gülabibey, camisine gelir getirmek üzere yapılan kervansarayda, 16. yüzyıl sonlarında bazen Çorum sancakbeyleri de hayvanlarını parasız olarak barındırmışlardır. Bu kervansarayın dışında 1595-96 yılında Çorum’da, Helvacıoğlu Mahmud Çavuş, Kapan, Kadıasker ve Taceddin hanları faaliyette idi. Ticarî kullanımın yanı sıra, Osmanlı idaresi altında buğday, arpa, yağ veya bal toplayan devlet görevlilerinin bu hanları depo olarak kullandıkları anlaşılmaktadır. Evliya Çelebi isimlerini vermeden, 17. yüzyılda Çorum’da 7 hanın faaliyette olduğunu zikreder. Ankara vilayet salnamelerindeki bilgilere göre, Çorum’da faaliyet gösteren han sayısı 1890 ve 1893 yıllarında 7, 1902’de 13 ve 1907 yılında 6’dır. Sicillerde, Taşhan (Taceddin Hanı), Kapan (Penbe) Han, Ölçekzâde Mehmed Efendi Hanı, Dedeoğlu Hanı, Veliddin 182 Paşa Hanlarının adları geçmektedir.           Çorum’da çarşı ve pazarların iç içe olduğu görülmektedir. Çarşılar farklı esnafların ikametgâhlarına göre, bölümlere ayrılmıştır. Her sokak bir esnafa tahsis edilmiştir. Çorum’da da esnafın yaptığı işe göre isimlendirilen çarşılar mevcuttu. 16. yüzyılda Çorum’da en az 17 çarşı faaliyette bulunmaktaydı. Çarşı sayısının aslında daha yüksek olduğu varsayılmaktadır. Örneğin kasaplar çarşısından söz edilmediği halde, vakfa bağlı olan bir kasap dükkânı kayıtlara geçirilmiştir. Bu durumda bir kasaplar çarşısının bulunması mümkündür. Ayrıca ham pamuk satılan bir pamukçular çarşısının varlığı anlaşılmaktadır. Bu durumda 1575-1600 yılları arasında Çorum’da yaklaşık olarak yirmi çarşının çalıştığını varsaymak herhalde çok yanlış olmaz. Bunlar; bakkallar, ekmekçiler, helvacılar, börekçiler, allaflar, kazzâzlar, takkeciler, bezzazlar, terziler, boyacılar, debbağlar, pabuççular, haffâflar, serrâclar, demirciler, nalbantlar ve kuyumcular çarşılarıdır. Sicillerde çarşılar bazen çarşı bazen de sokak olarak kaydedilmiştir. 19. yüzyılda Çorum’da bulunan çarşıların bazıları ise şunlardır: Debbağlar, demirciler, bezzazlar, helvacılar, kuyumcular, kürekçiler, serçiler, dikiciler, tüfenkçiler, serrâclar, uzunçarşı, kürekçiler, attârlar, semerciler, leblebiciler, tahmis, celeb, tuzcular, eskiciler, mûytâblar, uncular, haffâflar, çarıkçılar, hamidiye, dülger, bakkâliyân. Çorum’da pazarlar muhtemelen Cami-i Kebir çevresinde kuruluyordu. Sicillerde, un, pekmez ve ekin pazarı olmak üzere üç pazar ismi geçmektedir.           16. ve 17. yüzyıllarda belirli bir büyüklüğe ve ticarî faaliyete sahip olan Osmanlı kentinde, muhakkak birer bedesten (kapalıçarşı) bulunmaktaydı. 1579-80 yılına ait olan bir belgede, Çorum’daki bedestenden kısaca söz edilmiştir. Ancak bu binanın yapılış tarihi hakkında, herhangi bir ipucu bulunamamıştır. Daha sonra depremden yıkılmış ve 1595-96 yılından önce tamir edilmiştir. O dönemde tüccar olmayan Çorum halkının bile, bedesteni değerli eşyası için bir çeşit kiralık kasa olarak kullandığı bilinmektedir. Bugün yeri dahi tespit edilemeyen bedestenin, ne zamana kadar faaliyette olduğu öğrenilememiştir. Şehirlerdeki ticarî faaliyetlerin canlılığı, o şehirde bulunan dükkân sayısıyla yakından ilgilidir. 16. yüzyıldan 20 yüzyılın başına kadar geçen sürede Çorum’daki dükkân sayısında sürekli bir artışın meydana geldiği görülmektedir. Yalnız Tanzimat Döneminin başlarında 1840 ile 1845 yılları arasında dükkân sayısında büyük azalma olmuştur. Bu dönemde faaliyette olan 296 dükkân kapanmıştır. Sadece bu dönem arasında değil, 1840 yılından önce çeşitli sebeplerle Çorum’da 170 dükkân kapanmıştır. Kapanan dükkânların çoğunluğunu, terzi (46 adet), mûytâb (15), dikici (5), uncu (7), çulha (7) dükkânları oluşturmaktaydı. 19. yüzyılın ortalarında özellikle dış tesirler sonucunda Çorum’da ekonomik yapıda bazı değişmeler olmuştur. Şehirde işlenmiş mal üretimiyle ilgili sanat kollarında üretim azalmasından dolayı bu dükkânların kapanması söz konusu olabilir. Özellikle Sanayi Devrimini tamamlamış Avrupa ile el tezgâhlarına dayalı Osmanlı üretim yapısı arasındaki farklar giderek büyümüştür. Bunun dışında 1838 Serbest Ticaret Anlaşmasının imzalanması farkı daha da artırmıştır. Bu sebeple tezgâhlarında üretim yapan Çorum esnafı bunlarla rekabet edememiştir.            Çorum’da 1845 yılında faaliyette bulunan 412 dükkânın 209’u sahipleri 203 tanesi ise kiracılar tarafından işletilmekteydi. İkinci dükkâna sahip olanlar genelde dükkânlarını kiraya veriyorlardı. Ayrıca esnaf olmayan dükkân sahipleri dükkânlarını kiraya vermek zorunda kalıyorlardı.             1845’li yıllarda Çorum’da halkın un ihtiyacını değirmenler sağlıyordu. Değirmenlerde başta buğday olmak üzere çeşitli tahıllar su, yel ve kol gücü ile öğütülmekteydi. Çorum’da değirmenler su ile çalışmakta idi. Temettuât defterlerinde âsiyâb olarak ta belirtilen bu yapılar, Çorum ve köylerinde genellikle ortak işletilmekteydi. Şehirde sakin 81 kişinin ya tek başlarına ya da ortak oldukları birer değirmeni bulunuyordu Köylerde yaşayanlardan sadece 17 hanenin değirmeni vardı. Çorum’da bulunan değirmenler genelde 1 gözlü olup, yalnız 9 tanesi, 2 gözlü idi. Değirmenlerden başka 1840 senesinde Çorum’da faaliyet gösteren 1 adet kiremithane bulunmaktaydı. Sicilde belirtildiğine göre burası, senede 6 ay işletilmekteydi. Diğer bir işletme ise, mart ve kasım ayları arasında 6 ay işletilen Çömlekçi kârhanesidir. 1900 tarihli Ankara vilâyet salnamesine göre, şehirde 3 adet un fabrikası faaliyet gösteriyordu. Bu dönemde şehirlerde ticari canlılığı sağlamak üzere panayırlar kuruluyordu. Çorum’da, 1904 Temmuzundan itibaren her sene Mayıs ayının ikinci günü başlayıp on beşinci gününe kadar devam eden ve on üç gün süren bir panayır kurulurdu. 156

Çorum İlçeleri

Sungurlu : Çorum’a 72 km. mesafede olan Sungurlu İlçesinin, yüzölçümü 2.557 km². , rakımı 780 m.dir. 2013 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımına göre; ilçe merkezinde 32.585, İlçeye bağlı 106 köyde 21.514 olmak üzere toplam 54.099 kişi ikamet etmektedir. http://rapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2&ENVID=adnksdb2Env&report=wa_idari_yapi_10sonrasi.RDF&p_il1=19&p_yil=2013&p_dil=1&desformat=spreadsheet adresinden 10.06.2014 tarihinde alınmıştır.

İskilip : İskilip, Çorum’a 56 km. mesafede, yüzölçümü 1187 km². , rakımı 750 m.dir. İlçeye bağlı bir 64 köy bulunmakta olup; 2013 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımına göre nüfusu; merkezde 19.953, ilçeye bağlı 64 köyde 16.543 olmak üzere toplam 36.496 dır. http://rapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2&ENVID=adnksdb2Env&report=wa_idari_yapi_10sonrasi.RDF&p_il1=19&p_yil=2013&p_dil=1&desformat=spreadsheet adresinden 10.06.2014 tarihinde alınmıştır.

Laçin : Laçin, Çorum’a 29 km. mesafede, yüzölçümü 214 km². , rakımı 720 m.dir. İlçeye bağlı 13 köy bulunmakta olup; 2013 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımına göre nüfusu; merkezde 1.326, köylerde 4.004 olmak üzere toplam 5.334 dır. http://rapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2&ENVID=adnksdb2Env&report=wa_idari_yapi_10sonrasi.RDF&p_il1=19&p_yil=2013&p_dil=1&desformat=spreadsheet adresinden 10.06.2014 tarihinde alınmıştır.

Oğuzlar : Çorum’a 68 km. mesafede olan Oğuzlar İlçesinin, yüzölçümü 121 km². , rakımı 650 m.dir. 2013 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımına göre; ilçe merkezinde 3.384, İlçeye bağlı 6 köyde 2.991 olmak üzere toplam 6.375 kişi ikamet etmektedir. http://rapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2&ENVID=adnksdb2Env&report=wa_idari_yapi_10sonrasi.RDF&p_il1=19&p_yil=2013&p_dil=1&desformat=spreadsheet adresinden 10.06.2014 tarihinde alınmıştır.

Kargı : Kargı, Çorum’a 106 km. mesafede, yüzölçümü 1277 km². , rakımı 450 m.dir. İlçeye bağlı 58 köy bulunmakta olup; 2013 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımına göre nüfusu; merkezde 5296, ilçeye bağlı 58 köyde 10.675 olmak üzere toplam 15.971 dır. http://rapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2&ENVID=adnksdb2Env&report=wa_idari_yapi_10sonrasi.RDF&p_il1=19&p_yil=2013&p_dil=1&desformat=spreadsheet adresinden 10.06.2014 tarihinde alınmıştır.

Ortaköy : Çorum’a 57 km. mesafede olan Ortaköy İlçesinin, yüzölçümü 238 km². , rakımı 700 m.dir. 2013 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımına göre; ilçe merkezinde 2.656, İlçeye bağlı 1 belde ve 14 köyde 5.774 olmak üzere toplam 8.430 kişi ikamet etmektedir. http://rapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2&ENVID=adnksdb2Env&report=wa_idari_yapi_10sonrasi.RDF&p_il1=19&p_yil=2013&p_dil=1&desformat=spreadsheet adresinden 10.06.2014 tarihinde alınmıştır.

Osmancık : Çorum’a 59 km. mesafede olan Osmancık İlçesinin, yüzölçümü 1.187 km². , rakımı 430 m.dir. 2013 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımına göre; ilçe merkezinde 27.391, İlçeye bağlı 55 köyde 16.730 olmak üzere toplam 44.121 kişi ikamet etmektedir. http://rapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2&ENVID=adnksdb2Env&report=wa_idari_yapi_10sonrasi.RDF&p_il1=19&p_yil=2013&p_dil=1&desformat=spreadsheet adresinden 10.06.2014 tarihinde alınmıştır.

Mecitözü : Çorum’a 37 km. mesafede olan Mecitözü İlçesinin, yüzölçümü 942 km². , rakımı 750 m.dir. 2013 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımına göre; ilçe merkezinde 4.834, İlçeye bağlı 54 köyde 12.109 olmak üzere toplam 16.943 kişi ikamet etmektedir. http://rapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2&ENVID=adnksdb2Env&report=wa_idari_yapi_10sonrasi.RDF&p_il1=19&p_yil=2013&p_dil=1&desformat=spreadsheet adresinden 10.06.2014 tarihinde alınmıştır.

Uğurludağ : Çorum’a 66 km. mesafede olan Uğurludağ İlçesinin, yüzölçümü 596 km². , rakımı 775 m.dir. 2013 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımına göre; ilçe merkezinde 3.625, İlçeye bağlı 20 köyde 4.131 olmak üzere toplam 7.756 kişi ikamet etmektedir. http://rapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2&ENVID=adnksdb2Env&report=wa_idari_yapi_10sonrasi.RDF&p_il1=19&p_yil=2013&p_dil=1&desformat=spreadsheet adresinden 10.06.2014 tarihinde alınmıştır.

Alaca : Çorum İl Merkezine uzaklığı 52 kilometre olup; çift şerit bölünmüş yolu mevcuttur. yüzölçüme sahip İlçeye bağlı 95 köy bulunmakta olup; ilçe merkezinin nüfusu 20.751 toplam nüfusu 34.677 dir. http://rapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2&ENVID=adnksdb2Env&report=wa_idari_yapi_10sonrasi.RDF&p_il1=19&p_yil=2013&p_dil=1&desformat=spreadsheet adresinden 10.06.2014 tarihinde alınmıştır.

Bayat : İlçenin yüzölçümü 770 km², rakımı 625 metredir. Çorum’a uzaklığı 83 km olan ve 39 köyü bulunan İlçenin 2013 yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre nüfusu; merkezde 6.524, köylerde 13.524 olmak üzere, toplam 20.048 dir. http://rapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2&ENVID=adnksdb2Env&report=wa_idari_yapi_10sonrasi.RDF&p_il1=19&p_yil=2013&p_dil=1&desformat=spreadsheet adresinden 10.06.2014 tarihinde alınmıştır.

Dodurga : Dodurga, Çorum’a 42 km. mesafede, yüzölçümü 191 km². , rakımı 510 m.dir. İlçeye bağlı bir 12 köy bulunmakta olup; 2013 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımına göre nüfusu; merkezde 2.751, belde ve köylerde 3.907 olmak üzere toplam 6.658’ dır. http://rapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2&ENVID=adnksdb2Env&report=wa_idari_yapi_10sonrasi.RDF&p_il1=19&p_yil=2013&p_dil=1&desformat=spreadsheet adresinden 10.06.2014 tarihinde alınmıştır.

Boğazkale : Yüzölçümü 260 km²., rakımı 1.036 metredir. Çorum’a uzaklığı 87 km olan ve 13 köyü bulunan ilçenin 2013 yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre, İlçe merkezinin nüfusu 1.349 ve köylerde 2.959 olmak üzere, ilçenin toplam nüfusu 4.308 tür. http://rapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2&ENVID=adnksdb2Env&report=wa_idari_yapi_10sonrasi.RDF&p_il1=19&p_yil=2013&p_dil=1&desformat=spreadsheet adresinden 10.06.2014 tarihinde alınmıştır.

Çorum Ulaşımı

Karayolu : İlimize karayolu ile ulaşım Ankara-Samsun bölünmüş devlet yolu başta olmak üzere 785-05, 795-05, 180-03, 795-04 numaralı karayolları ile sağlanabilir. Çorum Ankara’ ya 240 Km, İstanbul’ a 614 Km, mesafededir. Otogar kent merkezinde bulunmaktadır. İlçelere de ulaşım otogardan sağlanmaktadır. Otogar Tel: 0 364 213 66 70

Havayolu : Çorum’a 60 km mesafedeki Merzifon Havaalanınından haftanın her günü saat 06.05’te İstanbul’a ve 22.30’da İstanbul’dan Merzifon’a seferler yapılmaktadır. Yine Çorum’a hava yoluyla ulaşmak için, 240 Km mesafedeki Ankara Esenboğa Hava Alanından ve 170 Km mesafedeki Samsun Havaalınından faydalanılabilir.

Çorum Yeryüzü Şekilleri ve Bilgileri

Türbe Tepe : [Dağ] , Kargı İlçesi’nde bulunan tepe 1981 m rakımı ile ilin en yüksek ikinci noktasıdır.

Dede Çal : [Dağ] , Osmancık ilçesinde olup, 1730 m yüksekliğindedir.

Eymir (Gölünyazı) : [Göl] , Çorum ili Osmancık karayolu Kıkdilim mevkiinde olan göl 233 m2 alan kaplamaktadır.

Erenler Tepesi : [Dağ] , Kargı’da Hacıhamza Kasabası’nın güney sırtlarında Kös Dağının zirvesinde yer alan tepe 2097 m yüksekliğindedir.

Kara Tepe : [Dağ] , Mecitözü ilçesinde olup, 1846 m yüksekliğindedir.

Sıklık Boğazı : [Vadi] , Çorum-Samsun yolu üzerinde, 7 km. uzunluğundadır.

Hatap : [Vadi] , Hatap Çayı’nın geçtiği yerde, 16 km.dir.

Çorum : [Ova] , Çorum ve çevresindeki 500 km2’lik bir alana yayılan ova; Kösedağ, Zincirlidağı, Egerlidağ ve Karadağ’ın çevrelediği kabaca bir üçgene benzemektedir.

Çorum Çat Suyu : [Çay] , Derinçay adını da alan bu su, Eğerci Dağı’ndan ve Köse Dağı’ndan inen dere ve çayların birleşmesinden oluşur. 82 km’dir

Harami : [Vadi] , Dana Boğazı Seydim Ovası ile Dedesli Ovasını birleştirir. 6,5 km.dir.

Kırklar : [Dağ] , Kırklar Dağı Mecitözü ilçesinde olup 1791 m yüksekliğindedir.

Teke : [Dağ] , Teke Dağı İskilip ilçesinde olup 1700 metre yüksekliğindedir.

Kızılırmak : [Nehir] , Toplam uzunluğu 1355 Km olan Kızılırmak’ın 182 km’lik kısmı Çorum topraklarından geçmektedir.

Köse : [Dağ] , İl Merkezinin batısında olup en yüksek noktası 1750 metre yüksekliğindedir.

Mecitözü : [Çay] , Karadağ ve Ereğlidağ dan kaynağını alan çay 35 km uzunluğundadır. Amasya sınırlarında Çekerek Irmağı ile birleşir.