Ardahan Hakkında Genel Bilgiler?

Anadolu Bölgesi ile Karadeniz sınırında Kafkaslar üzerinde kurulmuş olan Ardahan ilinin merkezidir. 27 Mayıs 1992 tarihinde Kars ilinden ayrılarak Türkiye’nin 75. ili olmuştur. 2009 yılı itibariyle 17,171 olan nüfusuyla Tunceli, Bayburt ve Gümüşhane’den sonra Türkiye’deki en küçük il merkezidir.

İklim

İKLİM DURUMU Yörenin yüksek olması ve yüzey şekillerinin değişkenlik göstermesi dolayısıyla İl genelinde karasal iklim hakim olup, kışlar uzun, sert ve kar yağışlıdır. Yıllık ortalama sıcaklığı 5 0C’nin altında olup, kışın –30 0C’nin altına iner. Türkiye’nin kuzeydoğusunda yer alan Ardahan’a yılda ortalama 500 mm yağış düşer. Sonbaharın ilk soğukları eylül ayının sonunda başlar, ilkbaharda mayıs ayının ortalarına kadar devam eder. İlin batı ve kuzeyinde daha çok Karadeniz ikliminin özellikleri görülür. Bu özellik bitki örtüsünde de kendini gösterir. Batı ve kuzeyde özellikle Posof ilçesi ile Artvin’e komşu olan yörelerde ormanlıklar ve çalılar yer alırken diğer yerlerde çayır ve meralar yaygınlık göstermektedir. Göle ovasında kışlar ağır geçer. Bu saha Türkiye’nin en soğuk yerlerinden sayılan Sarıkamış’a oranla daha soğuktur. Her tarafı yüksek dağlarla çevrilmiş çanak biçimindeki ovada kışın hava akımı az olur. Bu durumda soğuyan ve ağırlaşan hava aşağıya doğru hareket eder ve sıcaklık kaybına uğrayarak dondurucu bir hal alır. Böylece Toprak örtüsü ve bataklıklar donar. Ovayı kuşatan ve biraz esinti gören dağların yamaçları daha az soğuktur. Kış aylarında bazen ovanın içerisini kalın bir sis tabakası örter ve etrafında ki dağlardan bakılınca burası adeta bir deniz gibi gözükür. Bu ovaya kışın en soğuk rüzgar kuzeybatıdan gelir ve buna “Ardahan Yeli” denir.

Ardahan İlçeleri

Damal İlçesi : Damal:Ardahan merkezinden yaklaşık olarak 42 km uzaklıkta olup ulaşım kara yolu ile sağlanmaktadır. Coğrafi Durumu : Damal kuzey de Posof, doğu da Gürcistan ve Çıldır, güney de ve batıda Hanak ile komşu olup toplam 74 Km kara sınırına sahiptir. İlçenin toplam yüz ölçümü 329 km² olup, rakımı 2.000 metredir. Arazi plato görünümünde olup, İlçenin bitki örtüsü ilkbahardan sonbahara kadar yeşil çayır görümündedir. Yörede karasal iklim hüküm sürer, yağış ülke ortalamasının altındadır. Sıcaklık kış mevsiminde eksi (-) 30-35 dereceye kadar düşer. Yazları serin, kışları ise soğuk ve yağışlıdır. İlçe sınırlarında Çikora Suyu ve Bağırsak Çayı adında iki akarsu bulunmaktadır. İdari Yapı : İlçe Cumhuriyetin kuruluşundan sonra nahiye olarak sırasıyla Posof, Ardahan, Hanak, ilçelerine bağlı kalmıştır. Ardahan’ın İl olması ile birlikte İlçe yapılarak idari bakımdan Ardahan’a bağlanmıştır. İlçenin 12 köy ve 3 mahallesi vardır. Nüfus: İlçenin toplam nüfusu 8.677’dir. İlçe merkezinin nüfusu 2.571, köylerin nüfusu ise 6.106’dır. Damal’da km2 ye 26 kişi düşmekte olup, yıllık nüfus artış hızı % -16,19’dur.

Posof İlçesi : Posof Ulaşım: Ardahan Merkezden yaklaşık 85 km uzaklıkta olup sadece kara yoluyla ulaşım sağlanmaktadır. Coğrafi Durumu : Posof Ardahan’ın kuzey kısmında yer alıp deniz seviyesinden 1.583 metre yükseklikte ve 623 km2 yüz ölçüme sahiptir. Akarsu olarak sadece ilçenin Ardahan tarafından girişinde Posof Çayı bulunmaktadır. Engebeli bir arazi üzerine kurulmuş olan Posof’ta iklim olarak Ardahan yöresinin Karasal ikliminden çok Karadenizin ılıman iklimi hakimdir. Yılın büyük bölümünde yüksek kesimlerde kar hakimdir. İlçe güney ve doğusunda 2.540 rakımlı Ilgar Dağı Batısında Arsiyan (Göze ) Dağı, Kuzeybatısında 3.500 rakımlı Gırma (Til) Dağı arasında kalan vadide konuşlandırılmıştır. Bölgedeki diğer yerleşim birimlerinden daha sıcak bir iklime sahip olan İlçede yer yer sebze ve meyve üretimi yapılmaktadır. İdari Yapı : Posof’un bir İlçe Belediye Başkanlığı ve 49 Köyü bulunmaktadır. Nüfus: İlçenin toplam nüfusu 12.729’dur. İlçe merkezinin nüfusu 2.555, köylerin nüfusu ise 10.174’tür. Posof’ta km2 ye 20 kişi düşmekte olup, yıllık nüfus artış hızı % -20,22’dir.

Göle İlçesi : Göle:Ardahan merkeze yaklaşık olarak 45 km uzaklıkta olup kara yolu ile ulaşım sağlanmaktadır. Coğrafi Durum : İlçemizin yüzölçümü 1400 km2 olup, denizden yüksekliği 2.030 metredir. Arazinin % 81’i orman örtüsü ile diğer kısımları ise çayır ve mera ile kaplıdır. Kışları uzun ve sert, yaz mevsimi ise çok kısadır. İlçenin güneyinde Allahuekber dağları uzanır, İlçe kuzeyinde Ardahan İli, Doğusunda Kars İli Batısında Erzurum İli ile sınırdır. İdari Yapısı : 1992 yılına kadar Kars İline bağlı olan İlçe Göle Ardahan’ın İl olmasından sonra Ardahan’a bağlanmıştır. Göle 1 İlçe Belediyesi, 1 belde belediyesi, 4 mahalle ve 53 köyden ibarettir. Nüfus: İlçenin toplam nüfusu 37.814’tür. İlçe merkezinin nüfusu 10.478, köylerin nüfusu ise 27.336’dır. Göle’de km2 ye 27 kişi düşmekte olup, yıllık nüfus artış hızı % -15,79’dur.

Çıldır İlçesi : Çıldır:Ardahan Merkeze uzaklığı yaklaşık olarak 50 km uzaklıkta olup ulaşımı kara yolu ile yapılmaktadır. Coğrafi Durumu : Çıldır İlçe merkezi, ortalama 1950 m. yükseklikte düz bir alana kurulmuş, köyleri ise kısmen düz, kısmen de engebeli araziler üzerine kurulmuştur. İlçenin toplam yüzölçümü 752 km2 dir. İlçe sınırlarında bulunan göllerden Çıldır Gölü 120 km², Aktaş Gölü ise 27 km2 alana sahiptir. Bu göllerden Aktaş Gölü’nün yarısı Gürcistan sınırlarında kalmaktadır. Bölgenin en yüksek dağı Keldağ ve Gökdağdır. Her iki dağın yüksekliği de 3000 m. civarındadır. İlçe sınırlarından Kura ve Karasu akarsuları geçmektedir. Çıldır İlçemiz sınır komşularımız olan Gürcistan ile 66 km, Ermenistan ile 13 km sınır uzunluğuna sahiptir. İdari Yapı : Çıldır İlçesi 25 Şubat 1921 yılında düşman işgalinden kurtarılarak Türk topraklarına katılmış olup, Kars İline bağlı İlçe statüsünü almıştır. Daha sonra Ardahan’ın İl olması Ardahan’a bağlanmıştır. İlçenin Merkez Belediyesi ve Aşıkşenlik Belediyesi olmak üzere 2 adet belediyesi, 35 köyü vardır. Nüfus: İlçenin toplam nüfusu 14.869’dur. İlçe merkezinin nüfusu 2.415, köylerin nüfusu ise 12.454’tür. Çıldır’da km2 ye 20 kişi düşmekte olup, yıllık nüfus artış hızı % -22,27’dir.

Hanak İlçesi : Hanak:Ardahan merkezden yaklaşık 30 km uzaklıkta olup ulaşım kara yoluyla yapılmaktadır. Coğrafi Durum : Hanak’ ın Doğusunda Çıldır ilçesi, Batısında Artvin İli, Kuzeyinde Damal İlçesi Güneyinde ise Ardahan İli ile çevrili olup, ilçemizin Batısında Cin Dağı, Doğusunda Yelatan Dağı ve Oğuz yaylaları yer almaktadır. Yüzölçümü 547 km2 olan İlçede Cin dağlarından çıkan ve ilçeyi geçen Hanak Çayı bulunmaktadır. Rakımı ise 1800 Metredir. İdari Yapı : İlçenin biri merkez diğeri belde belediyesi olmak üzere 2 belediyesi ve 28 köyü bulunmaktadır. Nüfus: İlçenin toplam nüfusu 14.873’tür. İlçe merkezinin nüfusu 4.432, köylerin nüfusu ise 10.441’dir. Hanak’ta km2 ye 27 kişi düşmekte olup, yıllık nüfus artış hızı % -26,72’dir.

Ardahan Ulaşımı

Karayolu : Karayolu Ardahan’a ulaşım olarak İstanbul’a uzaklığı yaklaşık olarak 1500 km olmaktadır. Ankaray’a uzaklığı 1050 km olmaktadır. Ulaşım kara yolu ile mümkün. Havayolu Ardahan’a 90 km uzaklıktaki Kars havaalanı ile sağlanmaktadır. Demiryolu Ardahan’a 90 km uzaklıkta Kars Devlet Demir yolları ile ulaşım sağlanmaktadır. Kaynakça Ardahan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü.

Ardahan Yeryüzü Şekilleri ve Bilgileri

Akbaba Dağı : [Dağ] , AKBABA DAĞI 3126 m yükseklikte olup yöremizin 3. büyük dağıdır.Çıldır İlçemizde bulunmaktadır.

Ayı Gölü : [Göl] , AYI GÖLÜ : Arsiyan Dağı ile Cin Dağı arsında yer alıp 0,5 km2 kadar bir alana sahiptir

Ortakent ( Büyük Nakala) Mağaraları : [Mağara] , Ortakent ( Büyük Nakala ) Mağaraları Hanak İlçesi’ nin 10.km. kadar doğusunda yer alan Ortakent (Büyük Nakala) Nahiyesi’ nin yaklaşık 7-8 km. güneyinde bulunmaktadır.

Posof Deresi(ildeki uzunluğu) : [Çay] , Posof Deresi:19 km uzunluğunda 5,31 Derinliğinde Posof ilçesinden başlayarak Ülke dışına çıkar

Hanak Suyu : [Çay] , Hanak Suyu: 11 km uzunluğu Debisi :1.45

Çıldır Gölü : [Göl] , Çıldır Gölü:Doğu Anadolu’nun bölgesinin Van Gölünden sonra en büyük gölüdür. 115 km2 olan bu göl, Kısır dağı ile Akbaba Dağı arasında yer almaktadır.

Ardahan Platosu : [Plato] , İlin orta kesimindeki yüksek düzlükler Ardahan Platosu olarak adlandırılır. Platonun deniz seviyesinden yüksekliği 1800-2000 m. arasında değişir

Allahuekber Dağı : [Dağ] , ALLAHÜEKBER DAĞI 2919 m Göle İlçemizin en yüksek dağıdır.

Kura(Kür) Nehri : [Nehir] , KURA (KÜR) NEHRİ : Yurdumuzdan Doğu Anadolu bölgesinden doğup Azerbaycan topraklarında Aras ırmağı ile birleşerek Hazar denizine dökülen akarsuyun toplam 1515 km. olan çığırının 189 km’lik bölümü Türk

Arsiyan Dağı : [Dağ] , ARŞİYAN DAĞI: 3160 m POSOF İlçemizin en yüksek dağıdır.

Kayınlık Dere : [Çay] , Kayınlık Deresi: 16 km uzunluğunda Debisi :1,70 Balçeşme köyünün 1 km mansabından başlayıp Fatmaçayır deresinin birleştiği yerde biter

Davar Gölü : [Göl] , DAVAR GÖLÜ : Posof İlçemizin batısında Hırkat dağının kuzey tarafında 3 dekar genişliğindedir. Gölde balık bulunmamaktadır.

Ilgar Dağı : [Dağ] , ILGAR DAĞI: 2418 Posof İlçemizin 2. en yüksek geçididir.

Kısır Dağı : [Dağ] , KISIR DAĞI: 3197 ARDAHAN Yöremizin en yüksek dağıdır.

Türkmen Deresi : [Çay] , Türkmen Deresi:14 km 1,40 Derinliğinde Gedik Köyünün 1,5 km kuzeyinden başlar ve Göle’nin Sormi deresi 3 km kuzeyinde biter

Yalnızçam Dağı : [Dağ] , YALNIZÇAM DAĞLARI: 2715 m İl Merkezine yaklaşık 15 km uzaklıkta olup eteğinde kayak merkezi bulunmaktadır.

Övündü (Vaşlop ) Mağaraları : [Mağara] , Övündü Mağaraları: Çıldır’ a bağlı Kurtkale nahiyesi’ nin l km. doğusundaki Övündü Köyü’ nün yaklaşık 250-300 m. güneyindeki kalker kaya kütlesine oyulmak suretiyle yapılmış iki grup mağara.

Aktaş Gölü : [Göl] , AKTAŞ (HOZAPİN) GÖLÜ : Çıldır ovasının kuzeybatı kesiminde 22 km2’ kadar bir alan kaplayan Aktaş (Karsak, Hozapin) gölünün yarısı ülke sınırları içerisindedir.

Kanlı Göl : [Göl] , KANLIGÖL : Posof İlçemiz Eminbey (Cilvana) köyünün batısında Zendar ve Civantel köyleri arasında sekiz dekar (8.000 m2) kadar bir alanı kaplamaktadır.

Ayaz Gölü : [Göl] , Ayaz Gölü: Posof İlçemizde Eminbey (Cilvana) köyünün hemen doğusunda 10 dekar genişliğinde küçük bir düzlüğün ortasında ve 20-30 m. derinliktedir. Gölde balık bulunmamaktadır

Kür Çayı : [Çay] , Kür Çayı 51 km 10,19 Derinliğinde Tellioğlu köyünün 1 km mansabından başlayıp Fatmaçayır deresinin birleştiği yerde biter.

Akçakale Adası : [Ada] , Akçakale Ada Şehri Kalıntıları: Çıldır Gölünün içerisinde yer alan Akçakale Adası, doğal güzellikleri yanı sıra, birinci derecede Arkeolojik sit alanıdır.

Ardahan Tarihçesi

BAŞLANGIÇTAN İLK İSLÂM FETHİNE (646) KADAR     Yukarı Kura boylarının, yazılı belgelerde anılarak “‘Tarih Çağı’na girmesi, “İlk Türklerden sayılan ve Sümerlilerle soydaş olan “yuvarlak başlı (Brakisefal), bitişken-dilli Hunilerin” torunlarının Van Gölü çevresinde güçlü bir devlet kurmaları zamanında görülmektedir. Sümerlilerin icat ettiği çivi yazısını kullanan, Van Gölü çevresindeki bu devletin ülkesine, Güney komşuları Asurlular, M.Ö.1280 yılından beri “Yukarı El-Ulke” anlamında “Ur-Artu” diyorlardı. Urartular ise baş tanrılarına göre kendilerini “Khaldi” diye anıyorlardı. Eski Van (Tuşpa) şehrini merkez edinen Urartulardan Kral II. Sardur (M.Ö. 753-735), Çıldır Gölü Güneybatısındaki Taşköprü Köyü kayalığına kazdırdığı buraların fethi­ni anlatan yazıtında, Çıldır-Ardahan ve çevresini, “Ukhiemani” beyliğinden aldığını anlatır. Başka bir yazıtında da Çoruh Irmağı boyunda (Bayburt’tan Batum’a kadar, Artvin ve Ardanuç dahil) “Kulhi” ad­lı güçlü bir kavmi yendiğinden bahseder. II. Sardur’un yazıtlarında yer alan her iki kavim de, Aryani (Ortaasya) kökenli kavimlerdir. II. Sardur’un oğlu Kral I. Rusa/Ursa (753-713) zamanında, Kafkaslar ve Karadeniz’in Kuzeyinde M.Ö.2000 yılından beri yaşayan ve sonraki Hazar ve Bulgar Türklerinin mensubu bulunduğu “Kıpçak-lar’m ataları olan “Kimmerlerin” ülkesi, aynı soydan gelen “Sakalar’in akınına uğramıştı. Saka (İskit) Türkleri M.Ö. 720 yılında Kimmerlerin Doğu kolunu Kafkas sıradağlarının Güneyine sürdüler. Sarı saçlı, kumral, gök gözlü Kuman/Kıpçak tipinde olan Kimmerlerin İskit Türkleri’nin önünde Kura, Çoruh, Araş ve Yukarı Fırat ırmakları boyuna yayılarak yerleşmeleriyle Ardahan’ı da içerisine alan böl­gede, Türklük hayatı başlamış oldu (M.Ö.720). İlk olarak Yunanca yazılıp M.S. V. yüzyılda Gürcü diline çevrilen “‘ Kartlis-Çkhovreba” adlı tarihin baş­larında Kimmerlerin gelip Ardahan’ı da içerisine alan Kafkasların Güneyine hakim oluşlarını anlatır. Makedonyalı İskender’in ordusuna karşı koyan “Yaman savaşçılar” dediği Kimmerlerin Ardahan yöre­sindeki “KamaraDağı’ civarında verdikleri mücadeleyi yücelterek anlatır.
M.S. 680 yılında İskit Türkleri, hükümdarları Bartatua öncülüğünde, çok kalabalık göçler hâlinde Kafkas geçitlerini aşarak, itaat etmeyen Kimmerleri Kızılırmak boylarına sürdüler.İskitlerin hükümdarı kışlık başkent yaptığı, Kura’a sağdan karışan Terter çayı boyundaki Partav ve­ya Barda şehrine adını vermişti. Sakalar’ın bütün Kura, Araş ve Çoruh bölgesine olan hakimiyetleri Heredot Tarihinde, Türklerin hakimiyeti diye gösterilmektedir.

ARDAHAN SANCAĞI BÖLGESİNİN 1080 FETHİNDEN SONRAKİ KISA TAKVİMİ 

1124 yılında Kıpçaklar Erzurum’daki Saltuklu Emirliğine bağlı Çavakhet’ten (Ardahan ve Artvin kesimi dahil) İspir’e kadar hudut sayılan yerleri alıp buralara yerleştirildiler. Böylece 1118 ve müte­akip yıllarda gelip yerleşenlere eski Kıpçak, 1195 ve sonrasında gelenlere ise yeni Kıpçak denmeğe başlandı. Bu çağda Ardahan-Ahıska Kıpçaklarının beyi “Beka” (Türkçe Böke/Ejder), Posof taki Cak-su Kalesinde oturuyordu. 1225 yılında Harezmşah hükümdarı Çelaleddin Mengüberti, komşu Müslüman ülkelere akınlar yaparak çok zararlar veren Apkaz-Gürcistan ordularını Haziran 1225’te Revan’ın güneyinde Gerni’de yenmiş ve Ardahan ile Kars’ı almıştı. 1239’da Moğol Cengiz İmparatorluğunun İran Genel Valisi Baycu Noyan, Ardahan’ı da içine alan bütün Araş ve Kura boylarını fethedip buraları Cengiz İmparatorluğu’na tabi kıldı. 1243 Kösedağ sa­vaşında yararlılığı görülen Caklı Sargis’e Ardahan ve Ahıska hakimliği verildi.        ¦¦ 1267 İlhanlı hükümdarı Abaka Han, kardeşi ile girdiği taht mücadelesinde çok yararlılık gösteren Caklı Sargis’e Ardahan ve Ahıska valiliğini verdi. Buralara Atabek Ülkesi denmeye başlandı. Atabek-lik ülkesinde yazı dili Kartvelce, konuşma dili ise Türkçe olarak devam etti. Bugün de Ahıska, Posof ve Şavşat ağzı dediğimiz; ban/ben, san/sen, babay/baba, anay/ana vs. gibi yüzlerce Kıpçak ağzı söz­leri öteden beri buralarda kullanılmakta ve başka bir dil bilinmemektedir. 1334’te T. Beka’nın torunu I. Korkore Atabek unvanını alarak İlhanlılar ve Celayırlılardan sonra Karakoyunlular’a tabi oldu. Böylece Ardahan ve çevresinde Karakoyunlular dönemi başlamış oldu.1386’da Kars’ı uzun ve zorlu bir kuşatmadan sonra alabilen ve aldıktan sonra yağma ettiren Timur, ordusuyla Tiflis’e giderken Ardahan’da bulunan Kıpçaklı Atabekler de ona tabi oldu. 1405’te Timurmur’un ölümünden sonra Atabekler ülkesi yine Karakoyunlular’a tabi oldu. O zaman Ardahan ve çev­resi Nahçıvan Valiliğine bağlı olduğundan buraların haracı oraya ödeniyordu. 1463’te Karakoyunlular, kendilerini sıkıştıran Apkaz Kralına karşı Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’dan yardım istediler. Uzun Hasan, Temür Bek idaresindeki bir orduyu yardıma gönderdi. Ka­rakoyunlular, Akkoyunlular’ın yardımıyla düşmanlarını mağlûp ettiler ve Ardahan dahil idarelerin-deki yerler Akkoyunlular’a tabi oldu. 1472 yazında Akkoyunlular’a itaatten çıkan Atabek-Bahadur ile Kartli Kralı ülkesine sefer eden Uzun Hasan, Ahıska ve Tiflis’i alıp, iki ülkeyi de Tiflis’e tayin ettiği kendi valisine bağladı. İşte bu sıra­da Ardahan Türkmenleri denilen ve çoğu yaylakçı ve kışlakçı olup, giyimleri, kuşamları ve dokumaları ile, Oğuz töre ve geleneğini yaşatan, Hanak-Damal/Meşe Ardahan’daki Türkmenler, Uzun Hasan tara­fından Maraş-Altı’ndaki yerlerinden getirtilerek, hudut korucusu olarak buralara yerleştirildiler. 1477 Yılındaki Akkoyunlu seferi tesiriyle, Yukarı Kura ve Çoruk boylarındaki Kıpçaklı Atabekler ül­kesi, Caklılar sülalesi elinde beş beyliğe bölündü. 1)   Merkezi Ahıska olup; Azgur, Altunkale/Adigön/Koblıyan, Poskhov ve üç Ardahan’ı da içine alan anakol Samshe 2)   Merkezi Çıldır Akçakalası olup; Ahılkelek’i de içerisine alan Çavakhet,  3)   Merkezi Imerhev olup yukarı Acara’yı da içine alan Şavşet-Maçakhalet, 4) Merkezi Ardanuç olan ve Artvin, Borçka ve Gönye’yi (Batum) içerisine alan Kalarçet, 5)Merkezi Oltu olan ve Şenkaya, Bardız ve Narman’ı ihtiva eden Tao. 1479’da bu beş Atabeklikten üçüncüsü Fatih döneminde Osmanlı Devleti’ne bağlandı. Trabzon sancağına bağlanan bu Atabekliğin halkı da gönüllü Müslüman olmaya başladı. 1514 yılında Yavuz Sultan Selim Çaldıran seferine giderken Çıldır’dan İspir’e kadar olan yerlere hükmeden Caklı Mirza Çabuk Bey sefer gidişi ve dönüşü esnasında Osmanlı ordusuna önemli ölçü­de iaşe yardımında bulundu.1551’de Erzurum Beylerbeyi Sarı İskender Paşa ordusuyla Şah Tahsmab’a bağlı Atabek II. Kayhus-rev’in ülkesine yürüdü. 13 Mayıs’ta Ardanuç fethedildi. Ana koldan ilerleyen Paşa, Göle, Hanak, Ar­dahan ve Hoçvan kesimlerini alarak, Osmanlı hududunu Çıldır ile Poskhov’da Kısır ve Ilgar dağla­rına dayadı. Atabekler hükümetinin son yurdu III. Sultan Murad çağında Safevi-Osmanlı savaşları sonucunda Osmanlı Devleti’ne bağlandı. Diyarbekir’den getirilen Osmanlı Devleti’ne sadık Kürt aşiretleri Göle ve Hoçvan’a yerleştirildi. Bu aşiretlerin kökeni de anonim Oğuz kaynakları Şerefname ve îskender-name’ye göre Oğuzlara dayanmaktadır. 8  Ağustos 1578’de yüz bin kişilik ordu ile Ardahan’dan çıkan Serdar Lala Mustafa Paşa, İran’ın Çıl­dır hududundaki Begrehatun düzünde konakladı. Bu sırada İranlıların hakimiyetine yüz çeviren ve iki oğlu ile Altım Kal’a hakimesi olarak Adigön’de bulunan, Atabek II. Khushurev’in ölümüyle dul kalan Dedis İmed Hatun’un elçisi ve itaatnamesi Serdar’a ulaştı. Serdar’ın emriyle o gün şafakla Poskhov’a giren Ardahan Sancakbeyi Abdurrahman, Vale kalasını da savaşsız fethetti. 9  Ağustos 1578 sabahı hududu geçip Şeytan Kalesi’ni topla alan Osmanlı Ordusu ilerlerken, gece­ den pusuya yatmış kalabalık İran ordusuyla Çıldır Gölünün Kuzeyindeki düzlükte kanlı bir savaşa gir­di. Muharebeyi Osmanlı ordusu kazandı. Çıldır Meydan Muharebesi, 1514 Çaldıran Savaşından beri İran’la yapılan ikinci muharebeydi. Aynı gün Abdurrahman Beyin Ardahan Sancağı hdaki askerleri Ahıska, Tümük, Hırtıs ve Ahılkclck kalelerini işgal etti; bu arada Çıldır Akçakale’si de alındı. Lala Mustafa Paşa, itaat edip Müslüman olan İmed Hatun’un Müslüman olan oğluna Mustafa adını verdi. Anadilleri temiz Türkçe olan Atabekler Ülkesi halkı da Müslüman oldu. Bundan sonra kurulup geli­şen Ahıska ve Ardahan medreselerinden birçok şair, bilgin, paşa yetişti. Çıldır Eyaleti 1647’de Evliya Çelebi’nin tanık olarak belirttiği gibi, Anadolu’nun İran hududunda erler yatağı olarak serhadlık et­ ti. Bu durum 1828 deki Rus istilâsına kadar sürdü. Ayrıca bölgenin Ardahan Sancağı ke­siminin, “Bun-Türkler” (Otokton-Yerli Türkler) tarafından idare edildiğini yazmaktadır.Bartatua’nın oğlu (bazı kaynaklara göre torunu) ilk Türk Cihangiri Afrasyab unvanlı Alp-Er Tun-ga olup Karpat dağlarından Doğuda Çin’e kadar Doğu Avrupa ile Asya’ya hakim olmuştu. Çinlilerin “Su”, Hintlilerin “Sakya”, Heredot Tarihinde “Basilik”, Ermeni ve Süryani kaynaklarının dedikleri Sa-ka-İskit Türklerinin Ardahan Sancağı kesimine yerleşen Urugları şunlardır: 1. Merkezi Lorı/Loru Kalesi olan Borçalı kesimi, 2.     Bir güçlü oymaktan adını aldığı anlaşılan “Artahanlar” (Bugün halk arasında ve Osmanlı resmi belgelerinde belirtilen: Küçük Ardahan/Göle, Büyük veya Kara Ardahan ve Meşe Ardahan/Hanak Kesimi),
3.     Çıldır Gölü ve Ahılkelek ile Ahıska kesimini içine alan ve “ÇWlar anlamına gelen eski Türkçe bir ad ile anılan oymak. (Çin-Çavat kelimesi Kâtip Çelebi’nin Cihannüma isimli eserinde de geçmekte olup bugün bile yörenin yerli halkını belirtmek için kullanılan bir kelimedir. Anlamı Çin Türkistan’ından gelme demektir).

Kaynak:http://www.ardahan.gov.tr/ilcelerimiz

http://www.ardahan.gov.tr/ardahan-tarihcesi-1

http://www.ardahan.gov.tr/sehrimiz